Mal paylaşımı davası, boşanan eşlerin evlilik süresince edindikleri malların kanuni mal rejimine göre tasfiye edilmesi için açılan alacak davasıdır. Aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça eşler edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir ve eşlerden her biri, ötekinin evlilikte biriktirdiği net değerin yarısı oranında alacak hakkı kazanır. Dava aile mahkemesinde görülür ve boşanmanın kesinleşmesinden başlayarak on yıl içinde açılmalıdır.
İçindekiler
Uygulamada “mal paylaşımı” denilse de mahkeme malları bölüştürmez, bir eşin diğerinden alacağını hesaplar. Bu fark, davanın nasıl kurulacağını ve hangi taleplerin sonuç vereceğini doğrudan belirler.
Mal Paylaşımı Davası Hangi Mal Rejimine Göre Görülür?
Türk Medeni Kanunu’na göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini seçebilir.[1] Sözleşme yapılmamışsa, 01.01.2002’den sonraki dönem için yasal rejim uygulanır.
Bu rejim edinilmiş mallar ile her eşin kişisel mallarını kapsar. Evlilik sürerken her eş kendi malını yönetir ve üzerinde tasarruf eder. Paylaşım sorunu ancak rejim sona erince, yani boşanma, evliliğin iptali, mahkemece mal ayrılığına geçilmesi, eşlerden birinin ölmesi veya eşlerin sözleşmeyle rejim değiştirmesiyle ortaya çıkar.
Düğünde takılan ziynet eşyası bu hesabın dışında kalır ve ayrı bir istem olarak ileri sürülür. Ziynetin kime ait sayılacağı Yargıtay’ın güncel uygulamasına göre ayrıca değerlendirilir.
Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı
Kanuna göre edinilmiş mal, rejim devam ederken bir bedel karşılığında kazanılan değerlerdir. Maaş ve ücret, sosyal güvenlik kurumlarının ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatı, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu gruptadır (TMK m.219).
| Mal Türü | Örnek | Dayanak |
|---|---|---|
| Edinilmiş mal | Evlilikte maaşla alınan daire, birikim, araç | TMK m.219 |
| Kişisel mal | Evlenmeden önceki mal, miras, bağış | TMK m.220 |
| Kişisel mal | Yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya | TMK m.220 |
| Kişisel mal | Manevi tazminat alacağı | TMK m.220 |
İspat yükü önemlidir. Kanun, eşin mallarının tamamını karşıt kanıt sunulana dek edinilmiş mal sayar, kime ait olduğu gösterilemeyen mallar ise iki eşin paylı mülkiyetinde kabul edilir (TMK m.222). Kişisel mal iddia eden taraf bunu belgeyle göstermek zorundadır.
Boşanmada Miras ile Alınan Mal
Bir eşin evlilik sırasında miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız olarak edindiği malvarlığı değerleri kanun gereği kişisel maldır (TMK m.220/2). Babadan kalan bir daire ya da tarla, evlilik içinde gelmiş olsa bile boşanmada katılma alacağı hesabına girmez.
Kural bu kadar net olsa da uygulamada üç nokta sık tartışılır:
- Miras kalan dairenin kira geliri, kişisel malın geliri olduğu için edinilmiş maldır (TMK m.219/4).
- Miras taşınmaz satılıp yerine başka bir mal alınırsa, yeni mal kişisel mal yerine geçen değer olarak kişisel kalır (TMK m.220/4).
- Diğer eş miras kalan evin yenilenmesine katkı vermişse, değer artış payı isteyebilir (TMK m.227).
Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilir (TMK m.221). Miras kalan malın kişisel mal olduğunu ispat yükü onu ileri süren eştedir. Bunun için tapudaki intikal kaydı ve mirasçılık belgesi en güçlü delillerdir.

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Boşanma davasında mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Bu nedenle dava açıldıktan sonra edinilen mal tasfiyeye girmez. Hesap şu sırayla yapılır:
- Kişisel mallar ile edinilmiş mallar, rejimin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m.228).
- Son bir yılda diğer eşten izinsiz yapılan, olağan hediye sayılmayan bağışlar ile alacağı küçültmek amacıyla yapılan devirler hesaba geri katılır (TMK m.229).
- Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında borç ve katkı denkleştirmesi yapılır (TMK m.230).
- Edinilmiş malların toplam değerinden bunlara ilişkin borçlar çıkarılır, kalan artık değerdir (TMK m.231).
- Eşlerin birbirine karşı yarı pay alacakları bulunur, iki alacak birbirinden düşülür ve fark ödenir (TMK m.236).
Mallar sürüm değeriyle ve tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.232 ve m.235). Eksi bakiye hesaba yansıtılmaz, yani borçları mallarından fazla olan eşin artık değeri sıfır kabul edilir. Boşanma zinaya ya da hayata kastedilmesine dayanıyorsa hakim, kusurlu eşin yarı payını indirebilir, hatta tamamen ortadan kaldırabilir (TMK m.236/2).
BilgiEşler başka türlü anlaşmamışsa, tasfiye tamamlandığı andan itibaren bu alacaklar faiz doğurur. Borçlu eş, ödemenin derhal yapılması ciddi güçlük doğuracaksa uygun bir süre erteleme isteyebilir (TMK m.239).

Değer Artış Payı ile Katılma Alacağı Arasındaki Fark
Değer artış payı, bir eşin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmasından doğar. Alacak, malda ortaya çıkan değer artışından katkı oranında hesaplanır. Değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m.227).
Katılma alacağı artık değerin yarısı üzerinden kendiliğinden doğar, değer artış payı ise somut katkının ispatına bağlıdır. Örneğin evlenmeden önce kocaya ait olan bir daireye kadının kişisel birikimiyle yapılan tadilat, değer artış payı istemine konu olur. Eşler yazılı bir anlaşmayla bu paydan vazgeçebilir ya da oranı değiştirebilir.
2002 Öncesi Evliliklerde Mal Paylaşımı ve Katkı Payı Alacağı
Medeni Kanun’un yürürlük tarihi 01.01.2002’dir. Bu tarihten önce evlenenler için önceki mal rejimi, yani mal ayrılığı yürürlük tarihine kadar devam etmiş, eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmedikçe yasal rejime geçmiş sayılmıştır.[2]
Bu nedenle uzun süren evliliklerde tasfiye iki dönem halinde yapılır. Kanunun yürürlüğünden önceki edinimlerde eşin talebi katkı payıdır, sonraki edinimlerde ise artık değere katılma ve değer artışı söz konusudur. Katkı payında eşin para ya da emekle yaptığı somut katkı ispatlanmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararına konu dosyada, daha önceki bozma kararlarıyla iki dönem ayrımı yapılmıştı.
Yürürlük tarihinden önceki alımlar için katkı payı, sonraki edinimler için değer artış payı esas alınmış, on yıllık zamanaşımının dolmadığı belirtilmişti. Daire son hükmü katkı payı alacakları yönünden düzelterek onamıştır.[3]
Mal Paylaşımı Davasında Ev Adıma Tescil Edilir mi?
Kural olarak hayır. Tasfiye sonunda eşin elde ettiği hak bir para alacağıdır, diğer eşin taşınmazı üzerinde mülkiyet istenemez. Katılma alacağı ve değer artış payı para olarak ya da borçlu eş isterse mal verilerek ödenebilir (TMK m.239).
“Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp şahsi alacak hakkıdır”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/4456, K.2025/7122, 11.09.2025 (gerekçe değiştirilerek onama, oybirliği)
Aynı kararda bu kuralın iki istisnası da sayılmıştır. Birincisi, paylı mülkiyetteki bir malda üstün yararını ispat eden eşin diğerinin payını ödeyerek malın kendisine verilmesini istemesidir (TMK m.226/2). İkincisi, ölüm halinde sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyası üzerindeki haklarıdır (TMK m.240).[4]
Paylı mülkiyetteki bir mal için anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi davası da gündeme gelebilir.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Evlilik sürdüğü sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez. Kanunda özel bir süre bulunmadığından mal rejimi alacakları on yıllık genel zamanaşımına tabidir.[5] Boşanmanın diğer mali sonuçları için öngörülen TMK m.178’deki bir yıllık süre bu davalarda uygulanmaz.
Sürenin başlangıcı boşanma kararının kesinleştiği tarihtir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanması 2012’de kesinleşen eşin on yıl dolduktan sonra açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddini onamıştır.
Kararda, rejimin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin tasfiyeye değil, genel mahkemede sebepsiz zenginleşme davasına konu olacağı da belirtilmiştir.[6]
UyarıZamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161). Yine de on yıllık süreyi beklemeden dava açmak, delillerin kaybolmasını da önler.
Üçüncü kişilere yapılan bağışlar için ayrı bir süre vardır. Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa alacaklı, bağıştan yararlanan kişiye karşı dava açabilir.
Bu dava, hakkın zedelendiği öğrenildikten sonra bir yıl içinde açılmalıdır. Rejimin bitişinden itibaren beş yıl geçmişse artık açılamaz (TMK m.241).
Mal Paylaşımı Davası Hangi Mahkemede ve Nasıl Açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma nedeniyle sona eren rejimin tasfiyesinde, boşanma davasında yetkili olan mahkeme yetkilidir (TMK m.214). Bu da eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
Dava boşanma davası sürerken de açılabilir. Rejimin sona ermesi bu davanın ön koşulu olduğundan mahkeme davayı reddetmez, boşanma kararının kesinleşmesini bekletici mesele yapar.
Hukuk Genel Kurulu bu usulün öteden beri uygulandığını belirtmiştir.[7] Boşanma davasının kendi süreci için çekişmeli boşanma davası ve boşanma davası ne kadar sürer yazılarına bakılabilir.
Dava değeri baştan bilinmiyorsa alacağın bir kısmı istenerek kısmi dava açılabilir. Bilirkişi raporundan sonra talep tutarı, tahkikat bitene kadar aynı dosyada yalnız bir kez yükseltilebilir. Zamanaşımı açısından artırılan kısım da dava tarihinde istenmiş gibi değerlendirilir (6100 sayılı HMK m.109/4).
NotMal paylaşımı davası nispi harca tabidir. Karar ve ilam harcı hüküm altına alınan değer üzerinden binde 68,31 oranındadır ve dörtte biri dava açılırken peşin ödenir (492 sayılı Harçlar Kanunu m.28 ve (1) sayılı tarife, 2026 yılı için mevzuat.gov.tr metni, erişim 19.10.2026). Oran ve maktu tutarlar her yıl güncellenebilir, diğer giderler boşanma davası masrafları yazısındadır.
Anlaşmalı boşanmada eşler mal rejimini protokolde tasfiye edebilir. Bu yolun ayrıntıları anlaşmalı boşanma protokolü yazısında, İzmir’deki genel süreç ise İzmir’de boşanma davası yazısında anlatılır. Kanunun güncel metni Türk Medeni Kanunu sayfasındadır.
Mal Paylaşımı Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Boşanmada mal paylaşımı yarı yarıya mı yapılır?
Mallar bölünmez, eşlerden her biri ötekinin net edinimlerinin yarısını para alacağı olarak isteyebilir. Kişisel mallar bu hesaba girmez, karşılıklı alacaklar takas edilir.
Evlilikte miras kalan ev boşanmada paylaşılır mı?
Paylaşılmaz, miras yoluyla gelen mal kişisel maldır. Ancak bu evin kira geliri edinilmiş maldır ve diğer eşin yenileme katkısı varsa değer artış payı istenebilir.
Mal paylaşımı davası ne zaman açılmalı?
Boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak on yıl içinde açılmalıdır. Boşanmayla eş zamanlı açılan tasfiye davası ise boşanma kesinleşene kadar bekletilir.
Kadın çalışmıyorsa mal paylaşımında hak alır mı?
Katılma alacağı için çalışma şartı yoktur. Rejim süresince diğer eşin edindiği mallardan doğan artık değerin yarısı istenebilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra alınan mal paylaşılır mı?
Paylaşılmaz. Mal rejimi boşanma dava tarihinden geçerli olarak sona erdiği için bu tarihten sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez.
Mal paylaşımı davası hangi mahkemede görülür?
Aile mahkemesinde görülür. Boşanma nedeniyle sona eren rejimde, boşanma davasında yetkili olan mahkeme yetkilidir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.202, m.218-241 (mevzuat.gov.tr metni, 19.10.2026). ↩
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10. ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/6796, K.2024/4201, 04.06.2024 (asıl davada düzelterek onama, oybirliği). ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/4456, K.2025/7122, 11.09.2025 (gerekçe değiştirilerek onama, oybirliği). ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ve m.153/3. ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/9988, K.2024/7884, 24.10.2024 (onama, oybirliği). ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/1205, K.2023/1188, 29.11.2023 (direnme kararının onanması, oy çokluğu). ↩