İçeriğe geç
Ara
İzmir Davaları Ofisi

TCK 191: Uyuşturucu Kullanma Suçunda Erteleme ve Tedavi

Güncelleme

TCK 191, kullanmak amacıyla uyuşturucu ya da uyarıcı madde satın almayı, kabul etmeyi, bulundurmayı ve bu maddeyi kullanmayı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlar. İlk soruşturmada savcı dava açmaz, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler ve kişiyi en az bir yıl denetimli serbestliğe, gerekirse tedaviye tabi tutar. Bu süre yükümlülüklere uyularak geçerse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır.

İçindekiler

Aşağıda ifade anından başlayarak erteleme kararı, denetim yükümlülükleri, ihlalin sonucu, kovuşturma evresi ve kararın kayıtlara etkisi maddenin yürürlükteki metnine göre sırasıyla anlatılıyor.

TCK 191 Hangi Fiilleri Kapsar ve Cezası Ne Kadar?

Madde, kullanma amacıyla yapılan satın alma, kabul etme ve bulundurma ile doğrudan kullanmayı kapsar ve her biri için iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörür. Bu hareketlerden birinin kullanma amacıyla yapılması suçun oluşması için yeterlidir. Metin 2014’te 6545 sayılı Kanunla yeniden yazıldı, 2023’te ise 7445 sayılı Kanun üçüncü fıkrayı değiştirip ikinci fıkraya kararın kolluğa bildirilmesi cümlesini ekledi.

Fiil okul, yurt, hastane, kışla ya da ibadethane gibi toplu bulunulan yapıların sınırına iki yüz metreden yakın umumi veya umuma açık bir yerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m.191/10). Madde metninin tamamı Türk Ceza Kanunu’nun mevzuat.gov.tr’deki güncel metninde görülebilir.[1]

Madde metninde şikayet şartı yoktur. Kolluk olayı öğrendiğinde soruşturma kendiliğinden başlar ve “kimse şikayetçi değil” savunması dosyayı kapatmaz. Şikayet süresinin belirleyici olduğu suçlardan, örneğin hakaret suçu dosyalarından bu yönüyle ayrılır.

İfade Öncesinde Şüphelinin Bilmesi Gereken Haklar

Kolluğa ya da savcılığa ifade verilmeden önce kişiye yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı, susma hakkı ve lehine delil toplanmasını isteme imkanı hatırlatılır (CMK m.147/1-b, c, e, f). Bu uyarıların ifade tutanağına geçmesi gerekir. Müdafi bulunmadan kollukta alınan ifade, hakim ya da mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).

Ele geçen madde ticaret suçu olarak nitelendirilirse tablo değişir. TCK m.188/3’teki suçun alt sınırı on yıldan az olmayan hapis olduğundan, bu soruşturmada istem aranmadan müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3).[2]

Uyarıİfadede “arkadaşıma da verdim”, “birlikte aldık, paylaştık” gibi cümleler, kullanma amacının dışına çıkan bir devir anlatımı olarak dosyaya girebilir. Nitelendirme kullanımdan ticarete kayarsa ceza aralığı, tutuklama ihtimali ve erteleme imkanı bütünüyle değişir.

İzmir’deki bir olayda soruşturmayı olay yerinin bağlı olduğu Cumhuriyet başsavcılığı yürütür. Gözaltı, ifade ve sevk aşamalarının genel akışı İzmir’de ceza yargılaması yazısında anlatılır. Ticaret iddiasıyla yürüyen dosyalarda gündeme gelebilecek adli kontrol yükümlülükleri ve tutukluluğa itiraz ayrı yazılarda ele alınıyor.

TCK 191 ile TCK 188 Arasında Kullanım ve Ticaret Ayrımı Nasıl Yapılır?

Ayrım, kanunda yazılı bir gram sınırına göre değil, her olayın delillerine göre yapılır. Bulundurmanın kullanmaya mı ticarete mi yönelik olduğu belirlenince ceza tamamen farklı bir aralığa taşınır. Aşağıdaki tablo iki suçu temel noktalarda karşılaştırır.

Konu TCK 191 TCK 188/3
Fiil Kullanmak için satın alma, kabul, bulundurma, kullanma Satma, satışa arz, başkasına verme, nakletme, bulundurma
Ceza İki yıldan beş yıla kadar hapis On yıldan az olmamak üzere hapis ve adli para cezası
Soruşturma sonu Beş yıl erteleme zorunlu Yeterli şüphe varsa iddianame
Müdafi İstem halinde görevlendirilir İstem aranmadan görevlendirilir

Ceza Genel Kurulu, ayrımda yerleşik çizgisindeki dört ölçüte bakar. Bunlar maddeyi başkasına satma, devretme ya da tedarik etme yönünde bir davranış olup olmadığı, maddenin bulunduğu yer ve bulunduruluş biçimi, çeşidi ve miktarı ile kişinin kullanıcı olduğunun tıbbi raporla tespit edilip edilmediğidir. Aynı kararda somut olay oy çokluğuyla ticaret olarak nitelendirildi ve tanığın istikrarlı satın alma beyanı belirleyici sayıldı.[3]

“kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı”
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2021/9634, K.2026/2158, 25.02.2026 (bozma, oybirliği)

Daire, sanığın üzerinden çıkan maddeyi kullanma amaçlı saydı, yakında bulunan poşetle bağlantısı da kesin delille gösterilemediği için ticaretten kurulan mahkumiyeti beraat gerektiği gerekçesiyle bozdu. Kuşku sanık lehine yorumlandı ve ticaret kastı için somut delil arandı.[4]

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Nasıl İşler?

TCK 191’in ikinci fıkrasına göre savcı, CMK m.171’deki genel şartları aramadan beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler. Burada takdir yoktur ve ilk soruşturmada erteleme zorunludur. Savcı kişiyi yükümlülüklere uymamanın sonuçları konusunda uyarır, karar kolluk birimlerine de bildirilir.

Kararın usulüne uygun tebliği ve kesinleşmesi, beş yıllık sürenin başlangıcını belirler. Yargıtay, itiraz hakkı ve süresi doğru gösterilmeden tebliğ edilen erteleme kararıyla tedbirin infazına başlanamayacağını kabul ediyor.

“itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı”
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2021/18493, K.2026/1060, 04.02.2026 (bozma, oybirliği)

Aynı kararda itiraz süresi, CMK m.173’ün 7499 sayılı Kanunla değişik haline göre tebliğden itibaren iki hafta olarak gösterildi ve mercii sulh ceza hakimliğidir. Süresi yanlış yazılmış bir erteleme kararına dayanılarak açılan davada mahkemenin CMK m.223/8 uyarınca “durma” kararı vermesi gerektiği belirtildi.[5]

Daire, erteleme kararı kesinleşene kadar işlenen bütün kullanma eylemlerinin tek suç sayılacağını ve bunların ancak cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceğini de vurguladı. Birden fazla yakalanmanın bulunduğu dosyalarda bu nedenle ilk erteleme kararının tebliğ ve kesinleşme tarihi titizlikle incelenmelidir.

BilgiTCK m.191/9 yollamasıyla CMK m.171/4 uygulanır ve erteleme süresince dava zamanaşımı işlemez. Beş yılın beklenerek dosyanın zamanaşımıyla düşmesi bu nedenle mümkün değildir.

TCK 191 erteleme kararının tebliği, itiraz süresi, beş yıllık süre ve sonucunu sırayla gösteren bilgi kartı
Usulsüz tebliğde beş yıllık süre işlemeye başlamaz.

Denetimli Serbestlik ve Tedavi Yükümlülükleri Neleri Kapsar?

Erteleme süresi içinde kişi hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve gerek görülürse tedavi de bu sürece eklenir (m.191/3). Süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifiyle ya da savcının kendi kararıyla altışar aylık dilimlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Savcı, kullanımın sürüp sürmediğini anlamak için kişinin yılda en az iki defa ilgili kuruma sevkine karar verir.

Uygulamanın ayrıntısı 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.12/A’dadır. Bu hükme göre müdürlük, sayılan yükümlülüklerden en az üçüne karar verir ve gerekirse kullanım tespiti için test yaptırır.[6] Sayılan yükümlülüklerden bazıları aşağıdadır.

  • Tedaviye tabi tutulmak ve belirlenen programlara katılmak.
  • Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek, belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak.
  • Eğitim kurumuna ya da mesleki eğitime devam etmek, gözetim altında ücret karşılığı çalışmak.
  • Silah bulundurmamak, taşıt kullanmamak ve gerektiğinde sürücü belgesini makbuz karşılığında teslim etmek.

Tedavi yükümlülüğünde kişi sağlık kurumunda ayakta ya da yatarak tedavi görür ve kullanım tespiti için kurum tarafından her zaman çağrılabilir. Uygulanan işlemin mevzuata aykırı olduğu düşünülüyorsa iki hafta içinde şikayet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurulabilir (5402 m.12/A-5).

TCK 191 ertelemesinde denetimli serbestlik, tedavi, yılda iki kontrol ve ek yükümlülükleri gösteren bilgi kartı
Yükümlülükler kişinin ihtiyacına göre süreç içinde değiştirilebilir.

Erteleme Süresinde Yükümlülük İhlal Edilirse Ne Olur?

İhlal halinde erteleme sona erer ve kişi hakkında kamu davası açılır. TCK 191’in dördüncü fıkrası bu sonucu doğuran üç hali sayar.

  • Yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmek.
  • Kullanmak için tekrar uyuşturucu ya da uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak.
  • Uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmak.

Süre içinde yeniden yakalanma ya da pozitif test ayrı bir dosya açılmasına yol açmaz, ihlal nedeni sayılır ve ilk dosyada dava açılır (m.191/5). Dava açıldıktan sonra suçun tekrar işlendiği iddiasıyla başlayan soruşturmada ise yeniden erteleme kararı verilemez (m.191/6).

Beş yıl yükümlülüklere uyularak tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (m.191/7). Denetim programına katılamama halinde mazeretin belgeyle ve gecikmeden bildirilmesi, kanundaki “ısrar” ölçütü bakımından önem taşır.

Kovuşturmada TCK 191 ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Kovuşturma evresinde dava asliye ceza mahkemesinde görülür, çünkü suçun üst sınırı ağır ceza mahkemesinin görev sınırı olan on yılın altındadır (5235 m.11, m.12). Ticaret ya da kullanmayı kolaylaştırma (m.190) iddiasıyla açılan bir davada fiilin yalnız kullanmak için bulundurma olduğu anlaşılırsa mahkeme, TCK m.191/8 uyarınca bu madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verir.

Maddede aksine hüküm bulunmayan hallerde CMK m.171 ve m.231 uygulanır (m.191/9). CMK m.231, 7589 sayılı Kanunla (RG 31.07.2026) yeniden düzenlendi ve bugünkü metne göre denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha geri bırakma kararı verilemez (m.231/8).

Geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (m.231/7). Açıklanan bir mahkumiyette de adli para cezasına çevirme TCK m.49/2’deki kısa süreli hapisle, yani bir yıl veya daha az süreli cezayla sınırlıdır. Genel şartlar ve itiraz yolu HAGB nedir yazısında ayrıntılı anlatılıyor.

Mahkumiyet kesinleşip infaza geçilirse koşullu salıverilmede 5275 sayılı Kanun m.107/2’deki genel kural, yani cezanın yarısının iyi halli geçirilmesi uygulanır. Bu madde yetişkinler için kullanma suçunu istisnalar arasında saymaz. Kişiye özgü durumlar ise infaz kurumunda kalınacak süreyi değiştirebilir.

Tedavi için Kendiliğinden Başvuru ve Etkin Pişmanlık

Uyuşturucu kullanan kişi, hakkında soruşturma başlamadan önce resmi makamlara ya da sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi isterse cezaya hükmolunmaz (TCK m.192/4). Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık meslek mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğü de doğmaz. Hüküm, tedaviye başvurunun bir soruşturma nedenine dönüşmesini engeller.

Maddeyi kullanmak için satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişi, resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirirse ve bu bilgi failin yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa yine cezaya hükmolunmaz (m.192/2).

ÖnemliHer iki imkan da zamana bağlıdır. Soruşturma başladıktan ya da makamlar olayı öğrendikten sonra yapılan başvuru bu sonuçları doğurmaz ve erteleme düzeni uygulanır.

Adli Sicil, Sürücü Belgesi ve Hak Yoksunluğu Üzerindeki Etkisi

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları adli sicile mahkumiyet gibi işlenmez. Bu kararlar ayrı bir sisteme, yalnız bir soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hakim veya başsavcılık istediğinde verilmek üzere kaydedilir.[7]

Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan hak yoksunlukları (TCK m.53) geri bırakılan hükümde doğmaz, çünkü CMK m.231/5’e göre bu hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz. Hüküm açıklanırsa mahkumiyetin olağan sonuçları gündeme gelir.

Sürücü belgesi bakımından iki ayrı düzen vardır. Denetimli serbestlik kararında taşıt kullanmama ve belgeyi teslim yükümlülüğü yer alabilir (5402 m.12/A-1-i). Uyuşturucu aldığı tespit edilen sürücüye ise Karayolları Trafik Kanunu m.48 uyarınca idari para cezası uygulanır, belgesi iptal edilir ve yeniden belge için iptalden itibaren en az beş yıl geçmesi aranır.[8]

NotTrafikteki idari para cezasının tutarı 2918 sayılı Kanunda yazılıdır ve kanun değişiklikleriyle güncellenir. Güncel tutar mevzuat.gov.tr’deki yürürlükteki metinden görülür.

TCK 191 Hakkında Sık Sorulan Sorular

Aşağıdaki sorular, kullanma suçuyla karşılaşan kişilerin en sık sorduğu konuları kısa cevaplarla toplar.

TCK 191 kaç yıl ceza alır?

Birinci fıkraya göre ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Okul, yurt, hastane gibi yerlerin iki yüz metre yakınındaki umumi yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

TCK 191'den ceza alan ne kadar yatar?

Koşullu salıverilmede genel kural cezanın yarısının iyi halli geçirilmesidir. İlk soruşturmada ise dava açılmaz, erteleme ve denetimli serbestlik uygulanır.

İlk defa TCK 191'den verilen denetimli serbestlik sicile işler mi?

Erteleme kararı mahkumiyet olarak adli sicile işlenmez. Ayrı bir sistemde tutulur ve yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yargı mercileri istediğinde verilir.

TCK 191 erteleme kararına itiraz edilebilir mi?

İtiraz mümkündür. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı gösterilerek tebliğ edilmesi gerektiğini kabul ediyor.

TCK 191 denetim süresinde idrar testi pozitif çıkarsa ne olur?

Kullanım ihlal nedeni sayılır ve ilk dosyada kamu davası açılır. Bu kullanım için ayrıca yeni bir soruşturma yapılmaz.

TCK 191 ehliyete engel mi?

Denetimli serbestlik kararında taşıt kullanmama ve belgeyi teslim yükümlülüğü yer alabilir. Uyuşturucu aldığı tespit edilen sürücünün belgesi ise trafik mevzuatı uyarınca iptal edilir.

TCK 191 şikayete tabi mi?

Madde metninde şikayet şartı bulunmaz. Kolluk olayı öğrendiğinde soruşturma kendiliğinden başlar.

Kaynaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.49, m.53, m.188, m.191 (6545 ve 7445 sayılı Kanunlarla değişik) ve m.192. ↩
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147, 148, 150, 171, 173, 223 ve 231 (231. madde 7589 sayılı Kanunla değişik). ↩
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/534, K.2026/147, 11.03.2026 (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire bozma kararının kaldırılması, oy çokluğu). ↩
  4. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2021/9634, K.2026/2158, 25.02.2026 (uyuşturucu madde ticareti mahkumiyetinin bozulması, oybirliği). ↩
  5. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2021/18493, K.2026/1060, 04.02.2026 (Bölge adliye mahkemesi kararının bozulması, oybirliği). ↩
  6. 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.10 ve m.12/A (7445 sayılı Kanunla eklendi). ↩
  7. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.6/1. ↩
  8. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48 (sekizinci fıkra 7574 sayılı Kanunla değişik). ↩