İzmir’de boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerindeki ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturduğu yerdeki aile mahkemesinde açılır. Eşler boşanmanın sonuçlarında uzlaşmışsa dosya anlaşmalı boşanma olarak görülür, uzlaşma yoksa çekişmeli yargılama dilekçeler, ön inceleme, tahkikat ve karar aşamalarından geçer. Bir İzmir boşanma davası için hazırlık da hangi yolun seçileceği, hangi mahkemenin yetkili olduğu ve hangi belgelerin gerektiği sorularıyla başlar.
İçindekiler
Aşağıdaki bölümler süreci baştan sona bir yol haritası gibi sıralar. Anlaşmalı boşanma, protokol, nafaka ve velayet gibi konular ayrı yazılarda işlendiği için burada her biri kısa bir özet ve bağlantıyla geçer.
İzmir Boşanma Davasında İlk Ayrım: Anlaşmalı mı Çekişmeli mi?
Türk Medeni Kanunu boşanmayı iki ana yoldan mümkün kılar. Birincisi eşlerin birlikte başvurduğu ya da birinin diğerinin davasını kabul ettiği anlaşmalı boşanma, ikincisi ise kanuni bir sebebin ispatına dayanan çekişmeli boşanmadır. Anlaşmalı yolda evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, hakimin tarafları bizzat dinlemesi ve mali sonuçlarla çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.[1]
| Ölçüt | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m.166/3 | TMK m.161-166 |
| Evlilik süresi | En az bir yıl | Süre şartı yok |
| İspat | Eşlerin iradesi ve protokol | Sebep ve kusur delille ispatlanır |
| İkrar | Hakimi bağlar | Hakimi bağlamaz |
| Duruşma | Eşler bizzat dinlenir | Ön inceleme ve tahkikat yapılır |
Anlaşmalı boşanmanın şartları ve duruşma gününün nasıl geçtiği anlaşmalı boşanma nasıl olur yazısında ayrıntılı olarak anlatılır. Eşlerin imzalayacağı metnin içeriği ise anlaşmalı boşanma protokolü yazısının konusudur. Hakim protokolde değişiklik yapabilir, eşlerden biri bu değişikliği kabul etmezse TMK m.166/3’e göre boşanmaya hükmedilemez.
Türk Medeni Kanunu’ndaki Boşanma Sebepleri ve Dava Açma Süreleri
Kanun beş özel sebep ile bir genel sebep sayar. Özel sebeplerde kanunun tarif ettiği olgunun ispatı esas alınır. Genel sebepte ise hakim, ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenip beklenemeyeceğine ve kusurun kimde olduğuna bakar.
| Sebep | Madde | Süre veya şart |
|---|---|---|
| Zina | TMK m.161 | Öğrenmeden itibaren altı ay, her halde beş yıl |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | TMK m.162 | Öğrenmeden itibaren altı ay, her halde beş yıl |
| Suç işleme, haysiyetsiz hayat | TMK m.163 | Her zaman dava açılabilir |
| Terk | TMK m.164 | En az altı ay ayrılık ve sonuçsuz kalan ihtar |
| Akıl hastalığı | TMK m.165 | Resmi sağlık kurulu raporu |
| Evlilik birliğinin sarsılması | TMK m.166 | Ortak hayatın sürdürülmesi beklenemez |
Terk sebebinde ihtar hakim veya noter aracılığıyla yapılır. Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez, ihtardan sonra da iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Uygulamada en sık başvurulan yol ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Reddedilen bir boşanma davasından sonra da yol kapanmaz. 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değişik TMK m.166/4’e göre, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir.
UyarıZina ve onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde beş yıl içinde kullanılmazsa düşer. Affeden eşin bu sebeplere dayanarak dava hakkı yoktur.
İzmir Boşanma Davası Hangi Aile Mahkemesinde Açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun aile mahkemelerini her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde kurulacak biçimde düzenler. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara, kanunda gösterilen usulle belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar.[2]
İzmir Adliyesinin resmi sitesindeki ek hizmet binası sayfasında Aile Mahkemeleri, 09.09.2021 tarihinden itibaren İzmir Adliyesi Ek Hizmet Binasında hizmet veren mahkemeler arasında sayılır. Aynı sitede mülhakat adliyeler olarak Kemalpaşa, Menderes, Seferihisar ve Urla adliyeleri gösterilir. Aile mahkemesinin yargı çevresi il veya ilçenin mülki sınırlarıyla belirlendiği için davanın hangi adliyedeki aile mahkemesinde görüleceği, yetkili yerin bağlı olduğu yargı çevresine göre değişir (4787 m.2).
Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Eşlerden biri İzmir’e taşınıp burada yerleşmişse, diğer eş başka bir şehirde yaşasa da dava İzmir’de açılabilir. Yargıtay, kadının dava tarihinde mahkemenin yetki çevresine yerleşme niyetiyle taşındığının adres kaydı ve tanık beyanlarıyla anlaşıldığı bir dosyada, erkeğin yetki itirazının reddini yerinde bulan kararı onamıştır.[3]

Boşanma Davası Açılırken Hazırlanacak Belgeler ve Vekaletname
Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, iddiaya dayanak vakıaların sıra numarasıyla açıkça yazılması, her vakıanın hangi delille ispatlanacağı ve açık talep sonucu yer alır.[4] Boşanma dilekçesi bu yüzden bir anlatı gibi değil, delillerle eşleşen olaylar listesi gibi kurulur. Dilekçenin genel iskeleti için sitedeki dilekçe örnekleri fikir verir, içerik ise dayanılan boşanma sebebine göre şekillenir.
Bir İzmir boşanma davası dosyasında genellikle şu belgeler hazırlanır:
- Nüfus kayıt örneği: evlilik bilgisini ve ortak çocukları gösterir. Boşanma kararında tarafların kimlik bilgileri ile evlilik içinde doğan çocukların yer alması zorunludur.
- Gelir ve gider belgeleri: bordro, kira sözleşmesi, okul ve sağlık giderleri nafaka talebinin dayanağıdır.
- Yazışma, fotoğraf ve kayıtlar: hukuka aykırı elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189).
- Tanık listesi: olayları bizzat gören ya da duyan kişilerin adları ve tanıklık konuları.
- Terk sebebinde hakim veya noter ihtarı, akıl hastalığı sebebinde resmi sağlık kurulu raporu.
- Tapu, araç ve banka kayıtları: tedbir ve mal rejimi talepleri için.
ÖnemliVekil, hangi davalar için yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m.74). Boşanma bu nitelikte bir dava olduğundan, dosyanın bir İzmir boşanma avukatı aracılığıyla takip edildiği durumda vekaletnamede boşanma davası için özel yetki açıkça yazılmalıdır.
NotDavacı, dava açarken yargılama harçlarını ve Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan gider avansı tarifesindeki tutarı mahkeme veznesine yatırır (HMK m.120). Tutarlar her yıl güncellenir; güncel harç 492 sayılı Harçlar Kanunu tarifesinden, gider avansı ise yürürlükteki Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinden görülür.
Ön İnceleme ve Tahkikat: Boşanma Davası Nasıl İlerler?
Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez (HMK m.137).
Ön inceleme duruşmasının davetiyesinde, tarafların dilekçelerinde gösterip henüz sunmadıkları belgeleri iki haftalık kesin süre içinde vermeleri gerektiği ihtar edilir. Süre kaçırılırsa o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır (HMK m.139). Yazışma dökümleri ve kurum kayıtları gibi belgelerin bu süreye göre hazır tutulması bu yüzden önemlidir.
Tahkikatta tanıklar dinlenir, kayıtlar getirtilir ve gerekirse sosyal inceleme yapılır. Aile mahkemeleri bu aşamada adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır (4787 m.5). 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla HMK m.147’ye eklenen ve 31.07.2026’da yürürlüğe giren fıkraya göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz, bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir.
Boşanma yargılamasında genel usul kurallarına ek olarak TMK m.184’teki özel kurallar uygulanır:
- Hakim, boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz.
- Bu olgular hakkında taraflara yemin önerilemez.
- Tarafların bu konudaki ikrarları hakimi bağlamaz, anlaşmalı boşanma bunun istisnasıdır.
- Fer’i sonuçlara ilişkin anlaşmalar hakim onaylamadıkça geçerli olmaz.
- Taraflardan birinin istemiyle duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebilir.

Boşanma Davası Sürerken Verilen Tedbir Kararları
Boşanma davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler özellikle eşlerin barınması ve geçimi, malların yönetimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkindir (TMK m.169).
Dosyalarda en sık görülen tedbirler, eş ve çocuklar için tedbir nafakası, ortak çocukların geçici velayeti ve diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenlemesidir. Taşınmaz ya da araç üzerine tedbir de mal rejiminden doğacak alacağı güvenceye almak için istenebilir. Tedbir nafakasının nasıl belirlendiği ve dava sonunda iştirak ya da yoksulluk nafakasıyla ilişkisi nafaka türleri yazısında ayrıca anlatılır.
BilgiNafaka kararlarında, istinaf veya temyiz başvurusu yapılmış olsa bile icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1, m.367/1).
Nafaka, Velayet, Tazminat ve Mal Paylaşımı: Boşanmanın Fer’i Sonuçları
Mahkeme boşanma hükmüyle birlikte velayeti, kişisel ilişkiyi, nafakayı ve tazminat taleplerini karara bağlar. Velayet ve kişisel ilişki düzenlenirken olanak bulundukça ana ve baba dinlenir, kişisel ilişkide çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182). Velayet davasının kim tarafından ve hangi ölçütlerle görüldüğü velayet davası nasıl açılır yazısında ele alınır.
Kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir. Anayasa Mahkemesi TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.[5]
Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Mal rejiminin tasfiyesi ise eşlerin bağlı olduğu rejimin hükümlerine göre yapılır (TMK m.179) ve uygulamada çoğunlukla ayrı bir dava olarak görülür.
Düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihat değiştirmiş, yeni ilkeyi en geç 04.04.2024 tarihli E.2023/5704, K.2024/2402 sayılı kararında uygulamıştır. Bu ilkeye göre önce eşlerin anlaşmasına, anlaşma yoksa ispatlanan yerel örf ve adete bakılır. Daha sonraki bir karar da aynı ilkeyi tekrarlar:
“Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/5797, K.2024/10388, 24.12.2024 (bozma, oy birliği)
Boşanma Kararının Kesinleşmesi ve Nüfusa Tescil
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf süresi, ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Bölge adliye mahkemesinin temyizi kabil kararlarına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.361). Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2, m.367/2).
Karar kesinleşince mahkeme yazı işleri müdürü, aile kütüğüne tescili gerektiren kararı kesinleştirme işleminden itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir.[6] Kadının bekleme süresi de mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler (5490 m.26).
Bozma kararı hükmün yalnız bazı yönlerini kapsıyorsa, bozma dışında kalan yönler kesinleşir. Yargıtay, bozmadan sonraki yargılamada bu kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamayacağını vurgular:
“İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonunda kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/9886, K.2025/530, 21.01.2025 (kısmen bozma, oy birliği)
Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması
Yabancı ülkede verilen ve usulen kesinleşmiş boşanma kararı, Türk kamu düzenine açıkça aykırı değilse eşlerin birlikte başvurusuyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir. Eşlerden biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir. Tescili yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde Bakanlığın belirlediği nüfus müdürlükleri yapar (5490 m.27/A).
Bu şartlar sağlanmadığı için tescil talebi reddedilirse karar, 5718 sayılı Kanun uyarınca açılacak tanıma davasıyla Türkiye’de sonuç doğurur. Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması aile mahkemesinin görevindedir (4787 m.4). Tanımada tenfiz şartları aranır, ancak karşılıklılık şartı uygulanmaz.[7]
Yabancı kararın nafaka gibi icra gerektiren kısımları için tenfiz istenir. Aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’de yerleşim yeri ya da sakin olduğu bir yer yoksa tenfiz Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir (5718 m.51). Aile hukukuna ilişkin diğer yazılar makaleler sayfasında listelenir.
İzmir Boşanma Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
İzmir'de boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davalarına aile mahkemesi bakar. İzmir Adliyesinin resmi sitesine göre bu adliyenin Aile Mahkemeleri, İzmir Adliyesi Ek Hizmet Binasında görev yapar. Yetkili yer, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturulan yerdir.
Eşim başka şehirde yaşıyorsa davayı İzmir'de açabilir miyim?
Yerleşim yeriniz İzmir ise evet. TMK m.168, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili sayar.
Anlaşmalı boşanma için evlilik ne kadar sürmüş olmalıdır?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Hakim eşleri bizzat dinler ve protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir.
Dava açılınca nafaka hemen bağlanır mı?
Hakim dava süresince eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası bu önlemlerin en yaygın olanıdır.
Boşanma kararı nüfusa ne zaman işlenir?
Karar kesinleştikten sonra mahkeme yazı işleri müdürü, kesinleştirme işleminden itibaren on gün içinde kararı nüfus müdürlüğüne bildirir.
Yurt dışında boşandım, Türkiye'de ne yapmalıyım?
Şartlar uygunsa karar doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir. Tescil reddedilirse aile mahkemesinde tanıma davası açılır.
Boşanma davasında duruşma gizli yapılabilir mi?
Evet. Taraflardan birinin istemi üzerine hakim duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161-166, m.168, m.169, m.174-179, m.182 ve m.184. ↩
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.2, m.4, m.5 ve m.7. ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/4372, K.2024/3055, 02.05.2024 (onama, oy birliği). ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74, m.119, m.120, m.137-140, m.147, m.189, m.345, m.350, m.361 ve m.367. ↩
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 04.06.2026. ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.26, m.27, m.27/A ve m.55. ↩
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50, m.51, m.54 ve m.58. ↩