Süresiz nafaka, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanan ve kanunda bir bitiş tarihi gösterilmeyen yoksulluk nafakasıdır. Anayasa Mahkemesi Türk Medeni Kanunu m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir, ancak bu iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. O güne kadar yoksulluk nafakası yalnız kanunda sayılan sebeplerle, kendiliğinden ya da mahkeme kararıyla sona erer.
İçindekiler
Aşağıda iptal kararının ne anlama geldiği, nafakanın hangi olaylarla bittiği ve kaldırma ya da azaltma davasında nelerin ispat edilmesi gerektiği anlatılır. Nafakanın genel türleri için nafaka türleri yazısına bakılabilir.
Süresiz Nafaka Ne Demek ve Hangi Nafaka için Geçerli?
Kanunda süresiz olarak istenebileceği yazan tek ödeme yoksulluk nafakasıdır. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında bu nafakayı isteyebilir. Ödeyecek tarafın kusuru aranmaz.[1]
Süresiz ifadesi, nafakanın ömür boyu ödeneceği anlamına gelmez. Kararda bir bitiş tarihi yazmaz, fakat m.176’daki olaylardan biri gerçekleşince ödeme sona erer. Diğer nafakaların ise kendi doğal sınırları vardır:
| Nafaka | Kural Olarak Ne Zaman Biter | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Boşanma kararı kesinleşince | TMK m.169 |
| İştirak nafakası | Çocuk ergin olunca, eğitim sürerse bitene kadar | TMK m.182, m.328 |
| Yoksulluk nafakası | Bitiş tarihi yok, m.176’daki olaylarla sona erer | TMK m.175, m.176 |
Miktarın hangi ölçütlerle belirlendiği ayrı bir konudur ve nafaka miktarının nasıl belirlendiği yazısında anlatılır.
Anayasa Mahkemesi Kararıyla Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli kararıyla TMK m.175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Mahkeme, iptalin yayımdan dokuz ay sonra, yani 30.06.2027’de yürürlüğe gireceğini belirlemiştir.[2]
Kısacası süresiz nafaka bugün kaldırılmış değildir. Madde 19.10.2026 itibarıyla mevcut haliyle yürürlüktedir ve mahkemeler yeni boşanma kararlarında da bu metni uygular. Kararın yayımlandığı sayının içeriği Resmi Gazete 30 Eylül 2026 sayfasından görülebilir.
Önemliİptal edilen yalnız “süresiz olarak” ibaresidir. Yoksulluk nafakası kurumu, kusur şartı ve m.176’daki kaldırma sebepleri yerinde durmaktadır.
İptal Yürürlüğe Girene Kadar Yoksulluk Nafakası Nasıl Uygulanır?
Anayasa’ya göre Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca belirleyebilir ve bu tarih yayımdan başlayarak bir yılı geçemez. Yürürlüğün ertelendiği durumlarda TBMM, doğacak boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. Aynı maddeye göre iptal kararları geriye yürümez.[3]
Bu kurallar bugünkü durumu şöyle belirler:
- 30.06.2027’ye kadar verilen kararlarda yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanabilir.
- Kesinleşmiş nafaka kararları iptal kararı nedeniyle bugünden kendiliğinden düşmez.
- Nafakaya süre sınırı getiren bir kanun değişikliği 19.10.2026 itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır.
- Mevcut nafakaların 30.06.2027’den sonraki durumunu düzenleyen bir geçiş hükmü de henüz yoktur.
Bu nedenle haber ya da sosyal medya paylaşımlarına bakarak ödemeyi kesmek doğru olmaz. Ödeme yükümlülüğünü değiştirmenin yolu bugün de m.176’daki sebeplere dayanan bir davadır.

Yoksulluk Nafakası Kendiliğinden Hangi Hallerde Sona Erer?
İrat biçiminde, yani aylık ödenen nafaka iki olayla kendiliğinden kalkar. Birincisi alacaklı tarafın yeniden evlenmesi, ikincisi taraflardan birinin ölümüdür. Bu durumlarda yeni bir mahkeme kararına gerek yoktur.
Yeniden evlenme resmi nikahla gerçekleşen evliliği ifade eder ve nüfus kaydıyla belgelenir. Ölüm halinde de ileriye dönük ödeme yükümlülüğü biter, çünkü kanun nafakanın taraflardan birinin ölümüyle kalkacağını açıkça söyler.
Resmi nikah olmadan başka biriyle aynı evde yaşamak ise kendiliğinden sona erme sebebi değildir. Bu durum ancak mahkeme kararıyla nafakayı kaldırır ve ispatı nafaka yükümlüsüne düşer.
Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Davası Hangi Sebeplere Dayanır?
TMK m.176/3, mahkeme kararı gerektiren üç sebep sayar. Davayı nafaka yükümlüsü açar ve sebebin varlığını o ispat eder:
- Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
- Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması,
- Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi.
Yoksulluğun ortadan kalkması en sık ileri sürülen sebeptir. Düzenli bir işe girme, mirasla mal edinme ya da kira geliri doğuran bir taşınmaz sahibi olma bu kapsamda tartışılır. Belirleyici olan, alacaklının artık boşanma öncesine göre yoksulluk içinde olup olmadığıdır.
Haysiyetsiz hayat kavramını kanun tanımlamaz. Değerlendirme her dosyanın delillerine göre yapılır, bu yüzden genel bir liste vermek mümkün değildir. Sebeplerden hiçbiri gerçekleşmeden açılan dava reddedilir ve nafaka aynen işlemeye devam eder.
Yükümlünün kendi gelirinin düşmesi, emekli olması ya da yeni bir aile kurması bu üç sebep arasında yer almaz. Bu gelişmeler nafakayı kaldırmaz, ancak m.176/4 uyarınca azaltma davasında değerlendirilebilir. Kaldırma ve azaltma istemleri aynı dilekçede, biri asıl diğeri terditli olarak da ileri sürülebilir.
Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama Nafaka Davasında Nasıl İspat Edilir?
Ara sıra görüşme, birlikte tatile çıkma ya da duygusal bir ilişki tek başına yetmez. Aranan, evlilik gibi süreklilik taşıyan ortak bir hayattır. Aynı evde yaşama, ev giderlerinin birlikte karşılanması ve çevrenin bu ilişkiyi nasıl bildiği birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, kadının bir erkekle sık sık konakladığını gösteren kayıtlara ve basın haberlerine dayanarak nafakayı kaldırmıştı. Bölge adliye mahkemesi ise kaldırma için evlilik gibi ortak bir hayat kurularak fiilen birlikte yaşanması gerektiğini belirtti.
Dosyada bunu gösteren somut ve inandırıcı delil bulunmadığı için kaldırma talebi reddedildi. Yargıtay nafakaya ilişkin temyizi kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş, kararın diğer yönlerini onamıştır.[4]
Tanık beyanları, adres ve nüfus kayıtları, kolluk araştırması, ortak fatura ya da kira sözleşmesi bu davalarda sık başvurulan delillerdir. Hepsinin birlikte aynı adreste süreklilik gösteren bir yaşamı ortaya koyması gerekir.
UyarıÖzel hayata ilişkin görüntü ve yazışmaların hukuka aykırı yollarla elde edilmesi ayrı bir sorumluluk doğurabilir. Delil toplama yöntemi dava açılmadan önce değerlendirilmelidir.

Yoksulluk Nafakasının Azaltılması ve Protokolle Kabul Edilen Nafaka
Kaldırma sebebi yoksa nafaka azaltılabilir ya da artırılabilir. Tarafların mali durumları değişirse veya hakkaniyet gerektirirse hakim iradın miktarını yeniden belirler (TMK m.176/4). İstemde bulunan taraf, değişikliğin ne zaman ve ne ölçüde gerçekleştiğini delilleriyle göstermelidir.
Anlaşmalı boşanmada nafaka çoğu zaman protokolle kararlaştırılır. Yargıtay, protokolle kabul edilen nafakada sözleşmeye bağlılığı esas alır ve olağanüstü bir değişiklik ispatlanmadan indirime izin vermez. Protokolle yıllık döviz cinsinden nafaka üstlenen eşin indirim talebi bu gerekçeyle reddedilmiş, karar onanmıştır.
“boşanma protokolü ile belirlenen yoksulluk nafakasını ödemeyi kabul etmesi sonrasında, aradan geçen zaman içerisinde; davacının ekonomik durumunda olağanüstü bir değişiklik olduğu dosya kapsamındaki sosyal ve ekonomik durum araştırması (…) ispatlanamadığı”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/1594, K.2024/7296, 14.10.2024 (onama, oybirliği)
Benzer bir dosyada şirketinin zarar ettiğini ileri süren yükümlünün talebi de reddedilmiştir. Daire, alacaklının ileri yaşta ve çalışmıyor olmasını, yükümlünün sosyal ve ekonomik durumunda önemli bir değişiklik bulunmamasını ve döviz kurunda uyarlama gerektiren ani bir dalgalanma olmamasını birlikte değerlendirmiştir.[5] Protokol yazılırken bu sonuçlar akılda tutulmalıdır, ayrıntılar anlaşmalı boşanma protokolü yazısındadır.
Nafaka alacaklısı da aynı hükme dayanarak artırım isteyebilir. Fiili birliktelik iddiasının ispatlanamadığı yukarıdaki dosyada bölge adliye mahkemesi, kadının çalışmadığını, düzenli gelirinin bulunmadığını ve enflasyon karşısında paranın alım gücünün düştüğünü gözetmiştir. Yoksulluk nafakası bu gerekçeyle karşı dava tarihinden geçerli olmak üzere artırılmıştır.
Hakim, istem halinde irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.176/5). Kararda böyle bir artış ölçütü bulunuyorsa, her yıl ayrı bir artırım davası açılmasına gerek kalmaz.
Toptan Ödenen Yoksulluk Nafakası Süre Sorununu Nasıl Etkiler?
Kanun, yoksulluk nafakasının toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine izin verir. Kendiliğinden kalkma, mahkeme kararıyla kaldırma ve miktarın değiştirilmesi kuralları m.176’da irat biçimindeki nafaka için düzenlenmiştir. Toptan ödemede ise ilişki tek seferde kapanır.
| Ödeme Biçimi | Sonradan Değişir mi? | Kimin Lehine |
|---|---|---|
| İrat (aylık) | Evet, m.176’daki olaylarla kalkar ya da değişir | Uzun vadede uyarlama isteyen tarafa |
| Toptan | Kural olarak hayır, tek seferde ödenir | Kesinlik isteyen iki tarafa |
Anlaşmalı boşanmada taraflar süre tartışmasını toptan ödemeyle baştan çözebilir. Bu ödeme, eşlerin mal rejiminden doğan alacaklarından ayrıdır ve mal paylaşımı davası ile karıştırılmamalıdır.
Nafaka Kaldırma ve Azaltma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir, çünkü dava Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin kitabından doğar.[6] Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177).
Alacaklı İzmir’de oturuyorsa dava İzmir’deki aile mahkemelerinde açılır, yükümlünün başka şehirde yaşaması bunu değiştirmez. Boşanma sürecinin İzmir’deki genel işleyişi İzmir’de boşanma davası yazısında, kusur tartışmasının öne çıktığı davalar ise çekişmeli boşanma davası yazısında ele alınır.
Mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumunu araştırtır, gerektiğinde tapu kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine başvurur. Maddelerin güncel metni Türk Medeni Kanunu sayfasından okunabilir.
NotDava açılmış olması ödeme borcunu durdurmaz. Karar verilene kadar mevcut nafaka ödenmeye devam eder.
Süresiz Nafaka Hakkında Sık Sorulan Sorular
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Henüz kaldırılmadı. Anayasa Mahkemesi TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti, ancak iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar madde mevcut haliyle uygulanıyor.
Bugün ödenen nafakalar 30 Haziran 2027'de kendiliğinden biter mi?
Bunu söyleyen bir kanun hükmü yok. Anayasa’ya göre iptal kararları geriye yürümez ve mevcut nafakaların durumunu düzenleyen bir geçiş hükmü henüz yayımlanmadı.
Nafaka alan eş işe girerse nafaka kesilir mi?
Kendiliğinden kesilmez. Yükümlü, alacaklının yoksulluğunun ortadan kalktığını ileri sürerek kaldırma ya da azaltma davası açmalı ve bunu ispat etmelidir.
Nafaka alan eş biriyle birlikte yaşıyorsa ne olur?
Evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşama, mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir. Ara sıra görüşme yetmez, süreklilik taşıyan ortak bir hayatın delillerle gösterilmesi gerekir.
Nafaka ödeyen eş ölürse ödeme devam eder mi?
Devam etmez. Taraflardan birinin ölümü, irat biçimindeki yoksulluk nafakasını kendiliğinden kaldırır.
Protokolle kabul edilen nafaka sonradan azaltılabilir mi?
Azaltılabilir, ancak Yargıtay sözleşmeye bağlılığı esas alır. Ekonomik durumda olağanüstü bir değişiklik ispatlanmadıkça indirim talebi reddedilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176 (mevzuat.gov.tr metni, 19.10.2026). ↩
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 04.06.2026 (iptal oy çokluğuyla, yürürlüğün ertelenmesi oybirliğiyle; yürürlük 30.06.2027), Resmi Gazete 30.09.2026, sayı 33386. ↩
- T.C. Anayasası m.153 (mevzuat.gov.tr metni, 19.10.2026). ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/4819, K.2024/6122, 19.09.2024 (temyiz dilekçesinin kısmen reddi, kısmen onama, oybirliği). ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/996, K.2024/5139, 02.07.2024 (onama, oybirliği). ↩
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.4. ↩