Nafaka, evlilik sürerken ya da boşanmadan sonra geçimini sağlayamayan eşe veya çocuğa ödenen düzenli para yardımıdır. Türk Medeni Kanunu’na dayanan bu ödeme, uygulamada dava süresince verilen tedbir, çocuk için verilen iştirak, boşanma sonrası eşe verilen yoksulluk ve hısımlar arasındaki yardım nafakası olarak dörde ayrılır. Hangisinin istenebileceği, talep edenin kim olduğuna ve boşanmanın hangi aşamada bulunduğuna göre değişir.
İçindekiler
Aşağıda her türün kanuni dayanağı, şartları ve sona erme sebepleri Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yakın tarihli kararlarıyla birlikte anlatılır. Boşanma sürecinin genel işleyişi için İzmir’de boşanma davası yazısına bakılabilir.
Nafaka Türleri Nelerdir ve Kime Ödenir?
Türler, ödemenin amacına ve süresine göre ayrılır. Tedbir nafakası geçicidir ve boşanma davası sürerken ya da eşler haklı sebeple ayrı yaşarken verilir. İştirak ve yoksulluk nafakası ise boşanma kararı kesinleşince işlemeye başlar.
| Tür | Kime Ödenir | Ne Zaman | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tedbir | Eşe ve çocuğa | Dava süresince, ayrı yaşamada | TMK m.169, m.197 |
| İştirak | Çocuk için velayet sahibine | Boşanma kesinleşince, ergin olana kadar | TMK m.182, m.327-331 |
| Yoksulluk | Boşanmayla yoksulluğa düşecek eşe | Boşanma kesinleşince | TMK m.175, m.176 |
| Yardım | Üstsoy, altsoy ve kardeşe | Yardım edilmezse yoksulluğa düşülecekse | TMK m.364, m.365 |
Anlaşmalı boşanmada ödemeler tarafların hazırladığı protokolde belirlenir. Boşanmanın yan sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hakim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Bu yolun şartları anlaşmalı boşanma süreci yazısında ayrıca anlatılır.

Tedbir Nafakası Boşanma Davası Sürerken Nasıl Bağlanır?
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri resen alır.[1] Maddede kusur şartı yer almaz, ölçü dava süresince doğan geçim ihtiyacıdır.
Boşanma davası açılmadan da bu ödeme istenebilir. Eşlerden biri haklı bir sebeple ayrı yaşıyorsa ya da diğer eş haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa, TMK m.197 uyarınca parasal katkı talep edilir. Ergin olmayan çocuklar varsa hakim onlar için de gereken önlemleri alır.
Tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesine kadar sürer. Kesinleşmeyle birlikte çocuk için iştirak, eş için yoksulluk nafakası işlemeye başlar. Bunun için hükümde ayrıca bu ödemelere karar verilmiş olması gerekir.
Ödemenin başlangıç tarihi uygulamada sık tartışılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin tedbir nafakasını karar tarihinden başlatmasını hatalı bulmuş ve dava tarihinden itibaren geçerli olması gerektiğini belirterek hükmü bu yönden bozmuştur.[2]
BilgiNafaka davalarına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2 ve m.4).
İştirak Nafakası Çocuğun Hangi Giderlerini Karşılar?
Velayet kendisine verilmeyen ana ya da baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu katkının adı iştirak nafakasıdır ve çocuğun yaşam düzenini korumayı amaçlar.[3] Velayetin kimde kalacağı tartışılıyorsa konu velayet davası ile birlikte görülür.
Miktar belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ile ödeme güçleri ve çocuğun kendi geliri dikkate alınır. Ödeme her ay peşin yapılır ve hakim, istem halinde sonraki yıllarda ne miktar ödeneceğini de karara bağlayabilir. Küçüğe fiilen bakan ana ya da baba diğerine karşı çocuk adına dava açabilir, ayırt etme gücüne sahip küçük de davacı olabilir.
Ana ve babanın bakım borcu çocuk ergin olunca sona erer. Çocuğun eğitimi devam ediyorsa ise durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim bitene kadar bakmakla yükümlü kalırlar. Ergin olan çocuk bu talebi kendi adına ileri sürer.
Bu katkı çocuğa aittir, velayet sahibi ana ya da baba yalnızca onu çocuğun bakımı ve eğitimi için kullanır. Velayet verilmeyen taraf ile çocuk arasındaki kişisel ilişki de ayrıca düzenlenir. Ödeme ile görüşme hakkı birbirinden bağımsız iki ayrı konudur.
Yoksulluk Nafakasının Şartları ve Kusur Dengesi
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir. Ödeyecek eşin kusuruna bakılmaz, kusursuz eş de bu yükümlülük altına girebilir.[4] Şartlar şöyle sıralanabilir:
- Boşanma kararı verilmiş ve kesinleşmiş olmalıdır.
- Talep eden eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek durumda olmalıdır.
- Talep edenin kusuru diğer eşinkinden daha ağır olmamalıdır, eşit kusur engel değildir.
- Nafaka, ödeme yükümlüsünün mali gücü oranında istenebilir.
Kusur dengesi bu şartların merkezindedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025 tarihli bir kararında bölge adliye mahkemesinin kadını ağır kusurlu saymasını hatalı bulmuş, tarafları eşit kusurlu kabul ederek reddedilen talebi de bozmuştur.
“boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır olmayan kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/5988, K.2025/2217, 03.03.2025 (bozma, oybirliği)
Yoksulluk her dosyada somut olarak incelenir. Tedbir nafakasının başlangıcına ilişkin yukarıdaki kararda Daire, emekli eczacı olan, düzenli geliri ve taşınmazları bulunan kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğini de belirtmiştir. Bu nedenle kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası da bozulmuştur.
Yardım Nafakası Hangi Hısımlardan İstenir?
Yardım nafakası evlilikten değil, kan hısımlığından doğar. Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır.[5]
Dava mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır ve davacının geçinmesi için gerekli, karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım istemiyle sınırlıdır. Yetkili mahkeme taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Alacaklıya bakmakta olan resmi veya kamuya yararlı kurumlar da bu davayı açabilir.
Örneğin geçimini sağlayamayan yaşlı bir anne ya da baba, durumu elverişli çocuğundan yardım isteyebilir. Eşler arasındaki ve ana babanın çocuğa karşı bakım borcuna ilişkin hükümler ise saklıdır, bu ilişkilerde kendi özel kuralları uygulanır.
Nafaka Miktarı ve Süresi Neye Göre Belirlenir?
Kanunda sabit bir tutar, oran ya da tablo yoktur. Hakim, tarafların gelirini, giderlerini, sosyal durumunu ve TMK m.4’teki hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirir. Yoksulluk nafakası toptan ya da aylık irat biçiminde ödenebilir, istem halinde gelecek yıllardaki artış ölçütü de karara bağlanabilir.
Süre bakımından TMK m.175, yoksulluk nafakasının süresiz olarak istenebileceğini düzenler. Anayasa Mahkemesi bu maddedeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal hükmünün 30.06.2027’de yürürlüğe gireceğini belirlemiştir.[6] O tarihe kadar mahkemeler maddeyi mevcut haliyle uygular.
Maddelerin güncel metni Türk Medeni Kanunu sayfasından okunabilir.
Boşanmadan Sonra Yoksulluk Nafakası İstenebilir mi?
Boşanma davasında bu talep ileri sürülmemişse, ayrı bir davayla sonradan istenebilir. Ancak evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Süre geçtikten sonra karşı taraf zamanaşımı savunmasında bulunursa talep reddedilir.
Çocuk için açılacak dava bu bir yıllık süreye bağlı değildir, çünkü dayanağı evliliğin sona ermesi değil ana babanın bakım borcudur. Boşanmadan sonra açılan davalarda yetkili mahkeme, alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir. İzmir’de oturan alacaklı, karşı taraf başka şehirde yaşasa bile davayı İzmir’deki aile mahkemesinde açabilir.
Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması
Tarafların mali durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse irat biçimindeki yoksulluk nafakası artırılabilir veya azaltılabilir (TMK m.176). Çocuk için ödenen nafakada da durum değişince hakim, istem üzerine miktarı yeniden belirler ya da ödemeyi kaldırır (TMK m.331). Bu davalarda da alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177).
Yoksulluk nafakası bazı durumlarda kendiliğinden, bazılarında ise mahkeme kararıyla sona erer:
- Alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar.
- Alacaklı evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa mahkeme kararıyla kaldırılır.
- Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması da kaldırma sebebidir.
- Haysiyetsiz hayat sürülmesi halinde de dava yoluyla kaldırma istenebilir.
Fiili birliktelik daha karar aşamasında anlaşılmışsa talep baştan reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, başka bir erkekle yaşadığı anlaşılan kadın lehine verilen yoksulluk nafakasını, şartların oluşmadığı gerekçesiyle bozmuştur.[7]
Azaltma ya da kaldırma isteyen taraf, ekonomik durumundaki değişikliği ispat etmelidir. İzmir’de görülen bir dosyada protokolle üstlenilen eğitim giderinin kaldırılması istemi, olağanüstü bir değişiklik ispatlanamadığı için reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, E.2024/5154, K.2024/5807, 12.09.2024).
Protokolle kararlaştırılan ödemelerin yazımı için anlaşmalı boşanma protokolü yazısına bakılabilir.

Ödenmeyen Nafaka için Hangi Yollar Var?
Ödenmeyen aylar için alacaklı, mahkeme kararına dayanarak icra takibi başlatabilir. İcra ve İflas Kanunu bunun yanında ayrı bir baskı aracı öngörür. Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.[8]
Hapis başladıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir. Borçlu kaldırma ya da azaltma davası açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Ödeme gücü gerçekten azalan yükümlü için doğru yol, ödemeyi kesmek değil dava açmaktır.
UyarıYoksulluk nafakası yalnız yeniden evlenme ve ölümle kendiliğinden kalkar. Diğer sebeplerde mahkeme kararı alınmadan ödemeyi kesmek, birikmiş borç ve tazyik hapsi riski doğurur.
Nafaka Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası arasındaki fark nedir?
Tedbir nafakası dava süresince ya da haklı ayrı yaşamada ödenen geçici bir yardımdır ve maddede kusur şartı yoktur. Yoksulluk nafakası boşanma kesinleşince başlar ve talep edenin kusurunun daha ağır olmamasını gerektirir.
Kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Kusuru diğer eşten daha ağır değilse alabilir. Eşit kusurlu eşin, boşanmayla yoksulluğa düşecekse talepte bulunması mümkündür.
Geliri olan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Belirleyici olan boşanmayla yoksulluğa düşüp düşmeyeceğidir. Gelir, mal varlığı ve giderler birlikte değerlendirilir. Düzenli geliri ve taşınmazları bulunan emekli eşin talebi Yargıtay kararında reddedilmesi gereken talep sayılmıştır.
Çocuk ergin olunca iştirak nafakası biter mi?
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak ergin olmayla sona erer. Eğitim devam ediyorsa bakım yükümlülüğü eğitim bitene kadar sürebilir ve bu talebi ergin çocuk kendisi ileri sürer.
Nafaka ödemeyen kişiye ne olur?
Alacaklı icra takibi yapabilir. Ayrıca şikayet üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir, ödeme yapılırsa borçlu tahliye edilir.
Nafaka davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir, kurulmamış yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar. Boşanmadan sonra açılan davalarda alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.169 ve m.197. ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/1195, K.2023/4857, 18.10.2023 (kısmen bozma, oybirliği). ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182 ve m.327-331. ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176. ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.364 ve m.365. ↩
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 04.06.2026 (iptal, yürürlük tarihi 30.06.2027). ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2022/10596, K.2023/1855, 13.04.2023 (bozma, oybirliği). ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344. ↩