Asıl işveren alt işveren ilişkisi, bir işverenin işyerindeki yardımcı bir işi ya da uzmanlık gerektiren bir bölümünü başka bir işverene vermesiyle kurulur. Halk arasında bu ikinci işverene taşeron denir. İşçi açısından en önemli sonuç, taşeron işçisinin ücret ve tazminat alacaklarından işi veren firmanın da birlikte sorumlu olmasıdır.

İzmir’de bir hastanenin temizliğinde, bir fabrikanın yemekhanesinde ya da bir AVM’nin güvenliğinde taşeron firma üzerinden çalışanlar sık sık aynı sorularla karşılaşır. Firma batarsa paramı kim öder, ihale değişince kıdemim silinir mi, davayı kime açarım? Bu soruların cevabı ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığına bağlıdır.

Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Şartları

Geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi için 4857 sayılı İş Kanunu m.2/7 ve Alt İşverenlik Yönetmeliği m.4’teki şartların hepsi birlikte bulunmalıdır.[1] Biri eksikse ortada taşeronluk değil, başka bir hukuki durum vardır.

Asıl işveren alt işveren ilişkisi için 5 şart: kendi işçisi, yardımcı iş, sadece o işyeri, asıl işe bağlılık, eski çalışan olmama

Geçerli bir taşeronluk için beş şart birlikte aranır.

  • Asıl işverenin aynı işyerinde mal veya hizmet üretiminde çalışan kendi işçileri bulunmalıdır.
  • Verilen iş yardımcı iş olmalıdır. Asıl işin bir bölümü veriliyorsa o bölüm işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmelidir.
  • Alt işveren, bu iş için görevlendirdiği işçileri sadece o işyerinde çalıştırmalıdır.
  • İş, asıl işe bağlı olmalı ve asıl iş sürdükçe devam etmelidir.
  • Alt işveren daha önce o işyerinde çalıştırılmış bir kişi olmamalıdır.

Son şartın bir istisnası vardır. Eski işçinin sonradan bir şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, o şirketle alt işverenlik kurulmasına engel değildir.

Alt İşverene Verilebilecek İşler ve Asıl İşin Bölünme Yasağı

Yönetmelik yardımcı işi, üretimle ilgili olan ama doğrudan üretim organizasyonunda yer almayan ve asıl iş sürdükçe süren iş diye tanımlar. Temizlik, güvenlik, yemekhane, personel servisi ve yükleme boşaltma bu gruba girer. Bir hastanede hasta bakımı asıl iştir, koridor temizliği yardımcı iştir.

Asıl iş ise kural olarak bölünemez. İş Kanunu m.2/8, uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceğini açıkça söyler. Asıl işin bir bölümünün verilebilmesi için işletmenin ve işin gereği ile teknolojik uzmanlık şartlarının ikisi birden gerçekleşmelidir.

Uzmanlığa dayanan işi alan alt işveren o işi bölüp başka bir işverene veremez. Uzmanlık iddiası da kağıt üzerinde kalmaz, iş ekipmanı listesi, iş bitirme belgesi ve teknik eleman sertifikaları sözleşmeye eklenir.

İşin Bütününü Veren İhale Makamının Durumu

Bir inşaatın anahtar teslim verilmesi gibi işin tamamının devredildiği hallerde işi veren taraf asıl işveren sayılmaz. Çünkü asıl işverenin aynı işyerinde kendi işçisini çalıştırması gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 11.05.2004 tarihli kararında, işin ihale makamı olan bankanın işçilik alacaklarından sorumlu olmayacağını belirtmiştir (E.2004/1126, K.2004/11275).

Fason üretim de aynı sonuca varır. İşi kendi atölyesinde yapan firma ile işi veren arasında bu ilişki kurulmaz, çünkü iş asıl işverenin işyerinde yapılmamaktadır.

Alt İşverenlik Sözleşmesi ve İşyeri Tescili

Alt işverenlik sözleşmesi yazılı yapılır. Sözleşmede asıl işin ne olduğu, alt işverene verilen iş, işin yapılacağı bölüm ve asıl işverenin işçilere karşı birlikte sorumlu olacağı yazılmak zorundadır.

Alt işveren kendi işyerini tescil ettirmek için bu sözleşmeyle birlikte bildirim yapar. İş Kanunu m.3/2’ye göre belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir ve muvazaa tespit edilirse gerekçeli rapor işverenlere tebliğ edilir.

İşverenler bu rapora tebliğden itibaren 30 işgünü içinde iş mahkemesinde itiraz edebilir. Dava basit yargılama usulüyle 4 ayda sonuçlandırılır, temyiz halinde Yargıtay 6 ay içinde kesin karar verir. İtiraz edilmezse ya da mahkeme muvazaayı onarsa tescil iptal edilir ve işçiler başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.

Not: Kamu idareleri bu rapora itiraz etmek ve mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurmak zorundadır.

Asıl İşverenin Müteselsil Sorumluluğu ve Sınırları

İş Kanunu m.2/7’nin ikinci cümlesine göre asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Bu sorumluluk kanundan doğar, asıl işveren ile işçi arasında ayrıca bir iş sözleşmesi olması gerekmez.

Müteselsil sorumluluk, işçinin alacağın tamamını iki işverenden birinden ya da ikisinden birlikte isteyebilmesi demektir. Asıl işveren “önce taşeron firmaya git” diyerek ödemeyi geciktiremez. Ödeme bir kez yapılır, iki işveren arasındaki paylaşım işçiyi ilgilendirmez.

Sorumluluğun sınırı, işçinin o asıl işverenin işyerinde geçirdiği süredir. 1475 sayılı Kanun döneminde verilen 11.05.2004 tarihli Yargıtay kararında, alt işveren işçisinin 8 haftalık ihbar tazminatının tamamından alt işveren, asıl işverenin işyerinde geçen süreye düşen 2 haftalık kısmından ise asıl işveren sorumlu tutulmuştur.

Güncel içtihat da aynı çizgidedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 14.01.2026 tarihli kararında, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğunun alt işverenin sorumluluğu ile sınırlı olduğunu ve bu nedenle önce alt işverenlerin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Ücret, Yıllık İzin ve Sigorta Primi Kontrolü

6552 sayılı Kanunla 2014’te asıl işverene somut denetim görevleri verildi. İş Kanunu m.36’ya göre asıl işveren, taşeron işçilerinin ücretinin ödenip ödenmediğini aylık olarak ya da işçinin başvurusu üzerine kontrol eder. Ödenmeyen ücreti alt işverenin hak edişinden keserek doğrudan işçinin banka hesabına yatırır.

Yıllık izinde de benzer bir koruma vardır. İş Kanunu m.56’ya göre alt işvereni değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin izin süresi, aynı işyerinde geçen bütün süreler toplanarak hesaplanır. Asıl işveren iznin kullanılıp kullanılmadığını kontrol eder, alt işveren de izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene verir.[2]

Sigorta primleri için 5510 sayılı Kanun m.12 aynı kuralı koyar. Asıl işveren, işçi üçüncü bir kişi aracılığıyla işe girmiş olsa bile prim yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Koordinasyon

Altı aydan uzun süren bir ilişkide iş sağlığı ve güvenliği kurulu çalışmaları asıl işverenin koordinasyonunda yürür. 6331 sayılı Kanun m.22’ye göre ayrı kurullar varsa iş birliğini asıl işveren sağlar.

Kurul kurması gerekmeyen iki işverenin toplam çalışanı elliyi aşıyorsa ortak bir kurul oluşturulur. Taşeron işçisinin geçirdiği bir iş kazası bu yüzden çoğu zaman iki işverenin birden davalı olduğu bir dosyaya dönüşür.

Taşeron İşçinin Alacağını Kimden İsteyeceği

Kısa cevap şudur. İşçi alacağını alt işverenden, asıl işverenden ya da ikisinden birlikte isteyebilir, ama asıl işverenden isteyebileceği tutar onun işyerinde geçen süreyle sınırlıdır.

Taşeron işçinin ücret, kıdem, ihbar, prim ve iş kazası alacaklarını kimden isteyeceği

Asıl işveren kendi işyerinde geçen süre için birlikte sorumludur.

Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan alacaklarda kimin hangi ölçüde sorumlu olduğunu gösterir. Tablo geçerli bir ilişki için düzenlenmiştir, muvazaa varsa işçi baştan asıl işverenin işçisi sayılır.

Alacak Alt işveren Asıl işveren
Ödenmeyen ücret, fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücreti Tamamından Kendi işyerinde çalışılan döneme ait kısmından
Kıdem tazminatı Son alt işveren tamamından Kendi işyerinde geçen süreye düşen kısmından
İhbar tazminatı Tamamından Kendi işyerindeki süreye düşen bildirim süresi kadar
Yıllık izin ücreti Tamamından Kendi işyerinde geçen sürelere göre
Sigorta primi Tamamından Birlikte (5510 m.12)
İş kazası tazminatı Birlikte Birlikte

Alt işveren işçiyi birkaç farklı asıl işverenin işyerinde çalıştırdıysa her asıl işveren yalnızca kendi dönemi için davaya dahil edilir. İhbar tazminatı ve kıdem hesaplanırken bu yüzden her işyerindeki giriş ve çıkış tarihleri ayrı ayrı çıkarılmalıdır.

Maaşı Ödenmeyen Taşeron İşçinin Yapabilecekleri

Taşeron firma maaşı yatırmadıysa ilk adım asıl işverene yazılı başvurudur. Asıl işveren bu başvuru üzerine ödenmeyen kısmı taşeronun hak edişinden kesip işçinin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. Başvurunun dilekçe, e-posta ya da noter ihtarnamesiyle yapılması sonradan ispatı kolaylaştırır.

Ücret, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde zorlayıcı bir neden olmadan ödenmezse işçi çalışmaktan kaçınabilir. Bu nedenle iş sözleşmesi feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz.

Ücretin hiç ya da eksik ödenmesi işçiye İş Kanunu m.24/II-e uyarınca haklı nedenle fesih hakkı da verir. En az bir yıl çalışmış işçi bu yolla ayrıldığında kıdem tazminatını isteyebilir, kendi feshettiği için ihbar tazminatı doğmaz. Gününde ödenmeyen ücrete mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir.

Muvazaalı Alt İşveren İlişkisinin Belirtileri ve Sonuçları

Muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde iki işveren gerçekte işçi temini yapar, ama bunu kağıt üzerinde taşeronluk gibi gösterir. İş Kanunu m.2/8 iki durumu doğrudan muvazaa sayar. Bunlar, asıl işverenin kendi işçilerini taşeron firmaya geçirip haklarını kısıtlaması ve daha önce o işyerinde çalışmış biriyle alt işverenlik kurulmasıdır.

Muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisinin belirtileri ve sonucu

Muvazaa varsa işçi baştan asıl işverenin işçisi sayılır.

İşçinin kendi gözlemiyle fark edebileceği belirtiler Alt İşverenlik Yönetmeliği m.12’deki inceleme ölçütleriyle örtüşür.[3] Asıl işin bölünüp uzmanlık gerektirmeyen kısmının verilmesi, alt işverenin işe uygun ekipmanı ve tecrübesi olmaması, taşerona verilen işte asıl işverenin kendi işçilerinin de çalışması bunların başında gelir.

Her yıl değişen firmalara rağmen aynı masada aynı işi yapmak, maaşın fiilen asıl işverenden gelmesi ve işçinin hangi taşeronun bordrosunda olduğunu bilmemesi de dosyada sık görülen ipuçlarıdır. Yargıtay bu son durumu açıkça muvazaa göstergesi saymıştır.

“Bir alt işveren, bir asıl işverenden sözleşme ile üstlendiği mal veya hizmet üretimi için belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip değilse, kısaca üretim ya da hizmet sunumuna ilişkin ekonomik faaliyetin bağımsız yönetimini üstlenmemişse asıl işveren alt işveren ilişkisinden çok olayda, asıl işverene işçi temini söz konusu olacaktır.” (Yargıtay 9. HD, E.2019/5746, K.2020/154, 13.01.2020)

Muvazaa ispatlanırsa işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Alacakları da asıl işverenin kendi işçisiymiş gibi hesaplanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 09.03.2026 tarihli kararında muvazaanın her ihale dönemi için ayrı ayrı değerlendirileceğini belirtmiştir (E.2026/1895, K.2026/2159).

Uyarı: Muvazaa genel ispat kurallarına tabidir. Kadrolu işçilerle aynı işi yaptığınızı tanık ve belgeyle gösteremezseniz mahkeme ilişkiyi geçerli kabul eder.

İhale Değişince Kıdem Tazminatı ve Çalışma Süresi

Taşeron işçisinin en çok yaşadığı sorun, her ihale döneminde başka bir firmanın bordrosuna geçmesidir. Yargıtay’a göre işçi yeni firma yanında aynı işte çalışmayı sürdürüyorsa iki taşeron arasında işyeri devri vardır ve kıdem kesilmez.

“Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri hâlinde, alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir.” (Yargıtay 9. HD, E.2025/9107, K.2026/126, 14.01.2026)

Devrin kabulü için bir sınır vardır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.01.2026 tarihli kararına göre eski firmadan çıkış ile yeni firmaya giriş arasındaki süre makul süreyi aşmamalıdır, aşarsa yeni dönem ayrı bir iş sözleşmesi sayılır ve her dönemin kıdemi kendi içinde hesaplanır.[4] Yargıtay bu süre için bir gün sayısı vermemiştir, her dosyada somut olaya göre bakılır.

Devrin ayrıntılı sonuçları işyerinin devri ve hukuki sonuçları yazısında ele alınmıştır.

Devir kabul edildiğinde son taşeron kıdemin tamamından sorumludur. Önceki taşeron ise yalnızca kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret üzerinden sorumlu tutulur ve bu sorumluluk onun yanında bir yıldan az çalışılmış olsa da doğar (Yargıtay 9. HD, E.2022/303, K.2022/1980, 17.02.2022).

Yeni firma sizi işe almadıysa ve eski taşeron size başka bir işyeri de göstermediyse, Yargıtay’a göre iş sözleşmeniz eski taşeron tarafından feshedilmiş sayılır. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminatı eski taşerondan ve işyerinde geçen süre ölçüsünde asıl işverenden istenir. Eski firma bütün işçilerine başka işyeri göstererek ayrılmışsa iki taşeron arasında devir kabul edilmez.

İhale değişirken işçilere “bütün alacaklarımı aldım” yazan bir belge imzalatılması sık karşılaşılan bir durumdur. Böyle bir belgeyi imzalamadan önce içeriğini okuyun ve gerçekten ödeme yapılıp yapılmadığını banka kaydınızla karşılaştırın. Belgenin hangi hallerde geçersiz sayıldığı bütün alacaklarımı aldım ibranamesi yazısında anlatılmıştır.

Basit bir örnekle hesap şöyle yapılır. İzmir’de özel bir hastanede temizlik işçisi olarak 01.03.2020’de A firmasında başlayan işçi, ihale 01.03.2023’te B firmasına geçtiğinde ertesi gün aynı işte çalışmaya devam etmiş ve 31.08.2026’da haklı bir neden gösterilmeden çıkarılmıştır.

Kalem Değer
Toplam çalışma süresi 6 yıl 6 ay
Son brüt ücret (B firması) 40.000 TL
Devir tarihindeki brüt ücret (A firması) 13.000 TL
Toplam kıdem tazminatı (6,5 x 40.000) 260.000 TL brüt
B firmasının sorumluluğu 260.000 TL’nin tamamı
A firmasının sorumluluğu (3 x 13.000) 39.000 TL ile sınırlı
Hastanenin sorumluluğu Bütün süre hastanede geçtiği için tamamından birlikte

Örnekte yalnızca çıplak brüt ücret kullanılmıştır, düzenli yol ve yemek yardımı varsa giydirilmiş ücrete eklenir. Ücret, 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 dönemi için geçerli 73.729,87 TL kıdem tavanının altında olduğundan tavan uygulanmaz. Hak kazanma şartları için kıdem tazminatı yazısına bakılabilir.

Kamuda Çalışan Taşeron İşçinin Kıdem Tazminatı

Kamu ihalesiyle personel çalıştırılan işlerde kural farklıdır. İş Kanunu m.112’ye göre alt işvereni değişse de aralıksız olarak aynı kamu kurumunun işyerlerinde çalışan işçinin kıdemi, o kurumda geçen toplam süre üzerinden hesaplanır. Son alt işverenle sözleşmesi kıdem gerektirecek şekilde sona erince tazminatı doğrudan ilgili kamu kurumu öder.

Bilgi: 696 sayılı KHK ile 4 Aralık 2017 itibarıyla kamuda hizmet alımı kapsamında çalışanlara sürekli işçi kadrosuna geçiş imkanı tanınmıştı. Bu düzenleme tek seferlikti ve başvuru süresi geçmiştir.

Taşeron İşçinin İşe İade Davası ve Hangi İşverene Açılacağı

İşe iade davasında kime karşı dava açılacağı, asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmamasına göre değişir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 13.01.2020 tarihli kararında iki ihtimali ayırmıştır.[5]

  • İlişki muvazaalıysa işçi gerçek işveren olan asıl işverenin işyerine iade edilir. Taşeron firma da boşta geçen en çok 4 aylık ücret ve işe başlatmama tazminatından birlikte sorumlu tutulur.
  • İlişki geçerliyse işçi alt işverendeki işine iade edilir. Bu mali sonuçlardan asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumludur.

Her iki ihtimalde de iki işverenin birlikte gösterilmesi güvenli yoldur. Süreler kısadır, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulur ve anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde dava açılır. Şartlar işe iade davası yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Dava Süreci, Süreler ve Gerekli Belgeler

Kıdem, ihbar, ücret ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. 7036 sayılı Kanun m.3’e göre karşı taraf birden fazlaysa başvuru bunlardan birinin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir.[6]

Taşeron işçinin dava süreci: belgeler, arabuluculuk, dava ve süreler

Arabulucuya başvurmadan işçilik davası açılamaz.

İzmir’deki bir işyerinde çalıştıysanız taşeron firmanın merkezi başka şehirde olsa bile başvuruyu İzmir’deki büroya yapabilirsiniz. Arabulucuya başvurduğunuz günden son tutanağa kadar zamanaşımı durur. İş kazasından doğan tazminat davalarında ise arabuluculuk şartı aranmaz.

Kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır. SGK’ya hiç bildirilmeyen ya da eksik bildirilen çalışma için hizmet tespiti davası, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılmalıdır.

Davaya hazırlanırken şu belgeleri toplamak işinizi kolaylaştırır.

  • e-Devlet’ten alınan SGK hizmet dökümü ve işyeri listesi
  • Ücret bordroları ve maaşın yattığı banka hesap dökümü
  • İş sözleşmesi, işe giriş kartı, yaka kartı veya kıyafet fotoğrafı
  • Fesih bildirimi, ihtarname ya da WhatsApp mesajları
  • Aynı işte çalışan kadrolu ve taşeron iş arkadaşlarının iletişim bilgileri

İpucu: Alt işveren işçisini asıl işverenin SGK dosyasından özel bir numarayla bildirir. Hizmet dökümünüzdeki işyeri adı ve sicil numarası, ilişkinin varlığını gösteren ilk belgedir.

Dava genellikle hem taşeron firmaya hem de asıl işverene birlikte açılır. Firmanın kapanması ya da iflası halinde tahsilat çoğu zaman asıl işverenden yapılır, bu yüzden asıl işvereni davadan çıkarmamak gerekir.

Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Asıl işveren alt işveren ilişkisi ve taşeron işçi hakları ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.


Asıl işveren alt işveren ilişkisi nasıl ispatlanır?

En güçlü delil SGK kaydıdır, alt işveren işçisini asıl işverenin dosyasından özel bir numarayla bildirir. Bunun yanında hizmet alım sözleşmesi, giriş kartı ve tanık beyanı kullanılır. Sözleşme işçinin elinde değilse mahkemeden asıl işverene müzekkere yazılması istenebilir.

Taşeron işçi kadrolu işçiyle aynı ücreti isteyebilir mi?

Geçerli bir ilişkide taşeron işçinin hakları kendi iş sözleşmesine ve varsa alt işverenin toplu sözleşmesine göre belirlenir. Muvazaa tespit edilirse işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve haklarını bu sıfatla, kadrolu emsalleriyle karşılaştırarak talep edebilir.

Taşeron işçi iş kazası geçirirse asıl işveren sorumlu olur mu?

Evet. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 26.12.2023 tarihli kararında asıl işverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi zarardan alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu belirtmiştir (E.2023/4523, K.2023/13532). İki işveren arasında sorumluluğu taşerona bırakan sözleşme işçiyi bağlamaz.

İhale değişince yıllık izin hakkı sıfırlanır mı?

Sıfırlanmaz. Alt işvereni değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin izin süresi, o işyerinde geçen bütün süreler toplanarak hesaplanır.

Asıl işveren ödediği tazminatı taşeron firmadan geri alabilir mi?

Alabilir. Türk Borçlar Kanunu m.167’ye göre iç ilişkideki paylaşım önce aralarındaki sözleşmeye ve hukuki ilişkinin niteliğine bakılarak belirlenir. Bunlardan bir sonuç çıkmıyorsa eşit paylar esas alınır ve payından fazla ödeyen fazlası için diğerine rücu eder.

Taşeron firma kapanırsa işçi alacağını nasıl alır?

Alacak, işyerinde geçen süre ölçüsünde asıl işverenden istenir. Personel çalıştırmaya dayalı kamu ihalelerinde kıdem tazminatını ilgili kamu kurumu öder. Firmanın kapanması zamanaşımını durdurmadığı için 5 yıllık süre takip edilmelidir.


Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.2 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu m.56 (6552 sayılı Kanunla eklenen son fıkra) ↩
  3. Alt İşverenlik Yönetmeliği m.12 (muvazaanın incelenmesi) ↩
  4. Yargıtay 9. HD, E.2025/9107, K.2026/126 ↩
  5. Yargıtay 9. HD, E.2019/5746, K.2020/154 ↩
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩

Comments are closed