İbraname, işçinin işten ayrılırken işverenden başka alacağı kalmadığını yazılı olarak bildirdiği belgedir. Türk Borçlar Kanunu m.420’ye göre ibranamenin geçerli olması için dört şart birlikte aranır ve biri eksikse belge kesin olarak hükümsüzdür. “Bütün alacaklarımı aldım” yazan bir kağıdı imzalamış olmak, kıdem, ihbar, izin veya fazla çalışma alacağını istemeye tek başına engel olmaz.

İşten çıkış günü önünüze konan matbu belge sizi her zaman bağlamaz. Belgenin hangi durumda geçerli olduğu, hangi durumda yalnızca makbuz sayıldığı ve imzadan sonra hangi sürelerin işlediği, mahkemelerin baktığı ölçütlerle anlatılıyor.

İbraname Nedir ve İşçiye Ne Zaman İmzalatılır

İbra, alacaklının alacağından sözleşmeyle vazgeçmesidir. İş ilişkisinde bu vazgeçme çoğunlukla işten ayrılış sırasında, bordro ve çıkış evrakıyla birlikte önünüze konan “ibraname”, “ibra sözleşmesi” ya da “tazminat makbuzu” başlıklı bir kağıtla istenir.

Belgenin adı sonucu değiştirmez. Mahkeme içeriğe bakar ve kağıdın gerçekten bir vazgeçme mi, yoksa yapılan ödemenin makbuzu mu olduğunu her alacak kalemi için ayrı değerlendirir.

Türk Borçlar Kanunu 1 Temmuz 2012‘de yürürlüğe girdi. O tarihten sonra imzalanan işçi ibranameleri, kanunun 420. maddesindeki şartlara göre denetlenir.

TBK 420’ye Göre İbranamenin Geçerlilik Şartları

Kanun dört şartı birlikte arar ve bunlardan birinin eksikliği belgeyi tümüyle hükümsüz kılar. Kuralın kaynağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2’dir[1].

İbraname geçerlilik şartları: yazılı şekil, bir aylık bekleme, tür ve tutar, banka ile ödeme

İbranamenin geçerli olması için dört şart birlikte aranır.

“İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.” (TBK m.420/2)

Şartlar yalnızca ücret ve kıdem için değil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacakları için geçerlidir. Kanun, iş kazasında destekten yoksun kalanların ve işçinin diğer yakınlarının isteyebileceği tazminatları da bu kapsama açıkça almıştır (TBK m.420/4).

Yazılı Şekil

İbranamenin yazılı olması yeterlidir, noterde düzenlenmesi şart değildir. Elle ya da bilgisayarla yazılmış olması da sonucu etkilemez, belgede işçinin imzası bulunmalıdır.

Sözlü olarak “hakkımı helal ettim” demek ibra sayılmaz. İmzaladığınız nüshanın fotoğrafını ya da kopyasını almak, metnin sonradan doldurulduğu iddiasını ispat etmeyi kolaylaştırır.

Sözleşme Bittikten Sonra Bir Aylık Bekleme

İbraname, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçtikten sonra imzalanabilir. Fesih günü ya da ertesi hafta alınan ibraname, diğer şartlar tamam olsa bile geçersizdir.

Yargıtay bu sürenin, feshi izleyen günlerde işverenin olası baskısını azaltmak için konduğunu belirtir. Aynı kararda bekleme süresinin ödemeyi geciktirme gerekçesi olamayacağı da açıkça yazılıdır.

“…bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanı ile ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir. Başka bir anlatımla işçinin fesih ile muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.” (Yargıtay 9. HD, E.2021/281, K.2021/2326, 26.01.2021)

Kıdem ve ihbar tazminatı fesihle birlikte hemen istenebilir. İşveren “ibra için bir ay beklememiz gerekiyor” diyerek ödemeyi erteleyemez.

Alacağın Türü ve Miktarının Açıkça Yazılması

Her alacak kalemi adıyla ve tutarıyla ayrı ayrı yazılmalıdır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücreti için ayrı rakam bulunmayan belge bu şartı karşılamaz.

Fazla çalışma, hafta tatili veya genel tatil ücreti belgede hiç anılmamışsa, o kalemler için ortada bir vazgeçme yoktur. İşçi bu alacakları ibranameye rağmen isteyebilir.

Noksansız ve Banka Aracılığıyla Ödeme

Ödeme, işçinin hak ettiği tutarın tamamını karşılamalı ve banka aracılığıyla yapılmalıdır. Elden verilen zarf, ibranamede ne yazarsa yazsın bu şartı karşılamaz.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, ödendiği yazılan alacakların bankadan yatırıldığına dair belge bulunmayan bir ibranamenin kesin hükümsüz olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin bu belgeyi makbuz sayarak hüküm kurması da hatalı bulunmuştur (Yargıtay 22. HD, E.2015/13763, K.2015/35168, 21.12.2015).

Uyarı: İbranamedeki tarih, işten çıkış tarihinden bir ay sonrasını göstermiyorsa veya kalemlerin yanında tutar yoksa belgeyi imzalamadan önce mutlaka sorun.

“Bütün Alacaklarımı Aldım” İbaresinin Hukuki Değeri

Kalem ve tutar içermeyen genel bir cümle, tek başına ibra etkisi doğurmaz. “Hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır” ya da “tüm haklarımı eksiksiz aldım” gibi ifadeler, alacağın türünü ve miktarını açıkça belirtme şartını karşılamaz.

Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada işçi, 1 Şubat 2013 tarihli ibranamede bir kısım işçilik alacaklarını eksiksiz aldığını yazmıştı. Daire, yasal şartları taşımayan ibranamenin borcu sona erdirmediğini belirterek alacakların yeniden hesaplanmasını istedi[2].

İşveren alacakların ödendiğini savunuyorsa, bunu banka kaydı ve bordro gibi belgelerle göstermesi gerekir. Matbu bir “aldım” cümlesi bu ispatın yerini tutmaz.

Şartları Taşımayan İbranamenin Sonuçları

Şartlardan biri eksikse ibraname kesin hükümsüzdür ve işçinin ayrıca iptal davası açmasına gerek yoktur. Geçersizlik, alacak davasında işverenin “ibra etti” savunmasına karşı ileri sürülür.

Şartı eksik ibraname: kesin hükümsüzlük, makbuz hükmü ve elden ödemenin mahsubu

Şartı eksik ibraname ya hükümsüzdür ya da yalnız makbuz sayılır.

Makbuz Hükmü ve Kısmi Ödeme

Hakkın gerçek tutarı ödenmemişse belge, içerdiği miktarla sınırlı olarak makbuz sayılır. Kanun bu durumda bile ödemenin banka aracılığıyla yapılmış olmasını şart koşar (TBK m.420/3).

İzmir’de bir lojistik deposunda çalışan işçinin hak ettiği kıdem tazminatı 180.000 TL olsun. Banka hesabına 120.000 TL yatmış ve ibranamede “kıdem tazminatımı aldım” yazıyorsa, 120.000 TL ödenmiş sayılır ve kalan 60.000 TL için dava açılabilir.

Elden Ödenen Paranın Mahsubu

Banka şartı ibra etkisini ortadan kaldırır, fakat gerçekten yapılmış bir ödemeyi yok saymaz. Yargıtay, banka dışı yollarla yapılan ödemelerde borcun ibra yerine ifa yoluyla tamamen veya kısmen sona erebileceğini kabul eder.

22. Hukuk Dairesinin bozduğu bir dosyada ibraname bir ay dolmadan, miktar içermeden ve banka kaydı olmadan düzenlenmişti. Daire belgeyi geçersiz sayan tespiti yerinde buldu, ancak işçinin ihtarnamesinde tazminatların eksik ödendiğini yazmasını önemsedi.

Mahkemeden işçiyi bizzat dinlemesi, gerçekte ne kadar para aldığını tespit etmesi ve bu tutarı hesaplanan alacaktan düşmesi istendi[3].

Not: Elden aldığınız parayı saklamak davayı zora sokar. Aldığınız tutarı baştan açıkça söylemek, kalan alacağın daha sağlam bir zeminde istenmesini sağlar.

İbraname İmzalayan İşçinin Dava Hakkı ve Süreler

Geçersiz ibraname imzalamış işçi kıdem, ihbar, izin ve fazla çalışma alacakları için dava açabilir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur, başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir[4].

İbraname imzalayan işçi için arabuluculuk, zamanaşımı ve işe iade süreleri

İbraname imzalayan işçinin dava ve başvuru süreleri.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı 5 yıldır. Ücret alacakları için de aynı süre geçerlidir ve arabuluculuk sürerken zamanaşımı işlemez[5].

Şartları taşıyan bir ibraname korkutma, aldatma veya yanılma ile imzalatıldıysa durum farklıdır. Bu halde etkinin kalktığı ya da durumu öğrendiğiniz andan itibaren bir yıl içinde belgeyle bağlı olmadığınızı bildirmeniz gerekir (TBK m.39).

Dava İçin Hazırlanması Gereken Belgeler

Arabulucuya gitmeden önce elinizdeki kağıtları bir dosyada toplamak, hem görüşmede hem davada işinizi kolaylaştırır. Mahkemenin ilk istediği belgeler genellikle şunlardır.

  • İmzaladığınız ibranamenin ve varsa çıkış evrakının kopyası
  • Son bir yılın ücret bordroları ve maaşın yattığı hesabın banka dökümü
  • e-Devlet’ten alınan SGK hizmet dökümü
  • Varsa işverene gönderdiğiniz ihtarname veya yazışmalar
  • Çalışma süresini ve ödemeleri bilen iş arkadaşlarının iletişim bilgileri

Banka dökümü özellikle önemlidir. İbranamede yazan rakamla hesabınıza gerçekten yatan rakam arasındaki fark, çoğu dosyada alacağın kendisini gösterir.

Tazminatın nasıl hesaplandığı kıdem tazminatı nedir ve kıdem tazminatı ile ilgili sorunlar yazısında, kullanılmayan izinler ise yıllık ücretli izin alacağı nedir yazısında ayrıca ele alındı.

İşe İade Düşünen İşçi İçin Bir Aylık Süre

İşe iade isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır (İş Kanunu m.20). Bu süre, ibranamenin geçerli biçimde imzalanabileceği tarihten önce dolabilir.

İbraname beklerken işe iade süresini kaçırmamak gerekir. Başvuru şartları işe iade davası nedir, hangi durumda işe iade davası açılabilir yazısında anlatıldı.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ile İbranamenin Farkı

Arabuluculuk sonunda imzalanan anlaşma belgesi, işyerinde imzalatılan ibranameden çok daha güçlüdür. Anlaşmaya varılan konular hakkında taraflar sonradan dava açamaz[6].

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliği taşır. Masada kabul edilen rakamın gerçek alacakla örtüşüp örtüşmediğini imzadan önce hesaplatmak bu yüzden önemlidir.

Önemli: İbranamenin aksine, arabuluculuk anlaşmasında kabul ettiğiniz tutarın eksik olduğunu sonradan ileri sürerek dava açamazsınız.

1 Temmuz 2012’den Önce İmzalanan İbranameler

Eski tarihli ibranameler m.420’ye göre değil, Yargıtay’ın o döneme ait ilkelerine göre değerlendirilir. Bu belgelerde bir aylık bekleme ve banka şartı aranmaz[7].

Buna karşın iş ilişkisi devam ederken alınan ibranameler o dönem için de geçersiz kabul edilir. Tarih içermeyen ve fesihten sonra düzenlendiği anlaşılamayan belgeye de değer verilmez.

İşverenin savunmasıyla çelişen ibranameye de itibar edilmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli kararındaki dosyada işveren, işçiyi haklı nedenle çıkardığını savunurken kıdem ve ihbar ödendiğini gösteren bir ibranameye dayanmıştı. Daire bu çelişki nedeniyle belgeye o kalemler bakımından değer verilemeyeceğini belirtti.

İbraname Önünüze Konduğunda Kontrol Listesi

İmza öncesinde birkaç dakikalık kontrol, sonradan açılacak bir davada en çok tartışılan noktaları baştan netleştirir. Belgeyi okurken şu sorulara cevap arayın.

İbraname imzalamadan önce kontrol edilecek beş nokta

İmzadan önce beş noktayı kontrol edin.

  • Belgedeki tarih, işten çıkış tarihinden en az bir ay sonrası mı?
  • Kıdem, ihbar, izin, fazla çalışma ve ücret kalemleri ayrı ayrı adıyla ve tutarıyla yazılmış mı?
  • Yazan tutarların hesabınıza bankadan yattığını gösteren dekont elinizde mi?
  • Metin ile imza yeri arasında sonradan doldurulabilecek boşluk bırakılmış mı?
  • İmzaladığınız nüshanın fotoğrafını veya kopyasını aldınız mı?

Kıdem tazminatı hesabında tavan da dikkate alınır. 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 dönemi için bir yıllık kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL‘dir.

İbraname Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İbraname ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.

İşten ayrılırken ibraname imzalamak zorunlu mu?

Hayır. Kanunda işçiyi ibraname imzalamaya zorlayan bir hüküm yoktur. İmzalamamanız, hak ettiğiniz kıdem, ihbar veya izin ücretinin ödenmemesine gerekçe olamaz.

İbraname imzalayan işçi tazminat alabilir mi?

İbraname TBK m.420’deki dört şarttan birini taşımıyorsa alabilir. En sık görülen eksiklikler, bir aylık bekleme süresinin dolmaması, tutarların yazılmaması ve ödemenin elden yapılmasıdır.

Parayı elden aldım, imzaladığım ibraname geçerli mi?

Banka şartı karşılanmadığı için belge ibra etkisi doğurmaz. Gerçekten aldığınız para ise ispatlandığı ölçüde hesaplanan alacaktan düşülür.

İbraname imzalayan işçi işe iade davası açabilir mi?

İşe iade için belirleyici olan, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmaktır. İbraname bu süreyi uzatmaz, süre geçtiyse işe iade yolu kapanır.

Baskı altında imzaladığım ibraname için ne kadar sürem var?

Belge şartları taşısa bile korkutma, aldatma veya yanılma ile imzalandıysa, korkutmanın etkisinin kalktığı ya da durumu öğrendiğiniz andan itibaren bir yıl içinde bağlı olmadığınızı bildirmeniz gerekir (TBK m.39).

İşverenin benden olan alacağından vazgeçmesi de bu şartlara bağlı mı?

Hayır. Yargıtay’a göre m.420’deki sınırlamalar yalnızca işçinin alacaklı olduğu durumlar içindir. İşveren eğitim gideri, cezai şart veya zarar alacağından bu sınırlamalara bağlı olmadan vazgeçebilir.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 ↩
  2. Yargıtay 22. HD, E.2014/16589, K.2015/29193, 20.10.2015 ↩
  3. Yargıtay 22. HD, E.2016/17836, K.2019/14911, 03.07.2019 ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ve ek m.3 ↩
  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 ↩
  7. Yargıtay 9. HD, E.2021/281, K.2021/2326, 26.01.2021 ↩

Comments are closed