Kısa çalışma ödeneği, işyerinde haftalık çalışma süresi geçici olarak en az üçte bir azaltıldığında ya da faaliyet en az dört hafta durdurulduğunda, işçiye çalışamadığı süre için İŞKUR’un ödediği gelir desteğidir. Ödenek brüt kazancın yüzde 60’ı kadardır ve en fazla 3 ay sürer. Hak kazanmak için son 120 gün hizmet akdi ve son üç yılda 450 gün işsizlik sigortası primi gerekir.
İşvereni kısa çalışma ilan eden işçi önce eline ne kadar geçeceğini ve primlerin yatıp yatmadığını sorar. Kağıt üzerinde kısa çalışmada görünüp tam gün çalıştırılan işçi için ise ayrı yollar ve kaçırılmaması gereken süreler vardır.
Kısa Çalışma Ödeneğinin Kapsamı ve Ödeyen Kurum
Kısa çalışmada iş sözleşmesi sona ermez. İşçi işyerinde kalır, yalnızca çalışma saatleri azalır ya da iş bir süre tamamen durur. Çalışılan saatlerin ücretini işveren öder, çalışılmayan saatlerin karşılığı İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği olarak gelir.
Ödeneğin dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu değil, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 2. maddesidir.[1] Ayrıntılar ise 11 Haziran 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile düzenlenir.
Yeni yönetmelik 1 Mart 2024‘ten geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi ve 2011 tarihli eski yönetmeliği kaldırdı. 1 Mart 2024’ten önce başlamış kısa çalışmalar eski hükümlere tabi kalır. Eski yönetmeliğe göre yazılmış anlatımlar bugünkü başvurular için yanıltıcıdır.
İşyerinin Kısa Çalışmaya Girme Şartları
Kısa çalışma, işverenin her ekonomik sıkıntısında başvurabileceği bir destek değildir. Kanun belirli gerekçeler sayar ve bunun yanında sayısal bir eşik arar.
Kabul Edilen Kısa Çalışma Gerekçeleri
Gerekçeler genel ekonomik kriz, sektörel kriz, bölgesel kriz, genel salgın ve zorlayıcı sebeptir. Bölgesel kriz, ulusal veya uluslararası olayların belirli bir il ya da bölgedeki işyerlerini ekonomik olarak ciddi biçimde sarsmasıdır. Yönetmelik genel salgını da ayrı bir gerekçe olarak tanımlar.
Zorlayıcı sebep iki gruba ayrılır. İlki işverenin yönetiminden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen dışsal dönemsel durumlardır. İkincisi deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık ve seferberlik gibi işyerinin fiziken doğrudan etkilendiği olaylardır.
Uyarı: Depremden ya da su baskınından yalnızca dolaylı etkilenen, örneğin nakit darlığı veya sipariş kaybı yaşayan işyerinin zorlayıcı sebep başvurusu reddedilir.
Kriz, genel salgın ve dışsal dönemsel durum gerekçelerinde İŞKUR Yönetim Kurulunun bu yönde bir karar almış olması gerekir. Böyle bir karar yoksa başvuru Kurum birimince reddedilir.[2] İşyerinin fiziken etkilendiği deprem ve yangın gibi olaylarda Yönetim Kurulu kararı aranmaz.
Üçte Bir Azalma ve Dört Hafta Eşiği
Haftalık çalışma süresi en az dört hafta boyunca en az üçte bir azaltılmalı ya da faaliyet süreklilik aranmadan en az dört hafta tamamen veya kısmen durdurulmalıdır. 45 saatlik haftada bu eşik, çalışmanın 30 saate veya altına inmesi demektir.
Kısa çalışma dönemi başlama günü dahil üç ayı geçemez. Aynı gerekçeyle farklı tarihlerde yeni talep yapılırsa üç ay ilk talebin başlangıcından sayılır. Tek bir işçi için azaltma, sıfır olmamak şartıyla üçte birin altında belirlenebilir.
İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğine Hak Kazanma Şartları
İşyerinin kısa çalışmaya alınması, oradaki her işçinin ödenek alacağı anlamına gelmez. İşçi bakımından iki şart birlikte aranır.
- Kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak.
- Son üç yılda en az 450 gün sigortalı çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olmak.

İşyeri ve işçi şartları birlikte aranır.
Bu sayılar 25 Ocak 2024 tarihli 7495 sayılı Kanunla doğrudan ek 2. maddeye yazıldı. Eski düzende işsizlik ödeneğinin 600 günlük şartına gönderme vardı, Covid döneminde ise geçici olarak 60 gün ve 450 gün uygulandı.
Gün sayısını tutturan işçinin adı ayrıca işverenin bildirdiği kısa çalışma listesinde yer almalıdır. Ücretsiz izin gibi sebeplerle sözleşmesi askıda olan işçi için talepte bulunulabilmesi, işçinin kısa çalışma başlangıcında veya öncesinde işe başlatılmış olmasına bağlıdır.
Yabancı işçiler de bu iki şartı taşıyorsa ödenek alır. Sosyal güvenlik destek primi ödenerek çalışan emekliler ise işsizlik sigortası kapsamında olmadığından ödenekten yararlanamaz.[3]
Kısa Çalışma Başvurusu ve İŞKUR Süreci
Kısa çalışma talebini yalnızca işveren yapar. İşçinin kendi adına başvurusu yoktur, işçi ancak işverenin listesine girerek ödenek alır.
Başvuru e-Devlet üzerinden İŞKUR’a yapılır ve işyerinde toplu iş sözleşmesi tarafı bir sendika varsa ona da yazılı bildirim gider. Birden fazla şubesi olan işveren her şube için ayrı başvuru yapar. İzmir’de faaliyet gösteren bir işyerinin talebini Çalışma ve İş Kurumu İzmir İl Müdürlüğü ile bağlı hizmet merkezleri inceler.

Başvuruyu işveren yapar, ödeme işçiye gelir.
Kurum birimi talebi önce sebep ve şekil yönünden inceler. Ardından dosya, uygunluk tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gider ve iş müfettişleri işyerinin gerçekten etkilenip etkilenmediğini araştırır.
Dosya müfettişe gönderildikten sonra işveren dönemi değiştiremez, süreyi artıramaz ve listeye yeni işçi ekleyemez. Uygunluk sonucu işverene bildirilir, işveren de sonucu işçilerin görebileceği bir yerde ilan etmek zorundadır.
Kısa Çalışma Ödeneği Hesaplama ve 2026 Üst Sınırı
Günlük ödenek, son 12 aylık prime esas kazançlardan bulunan günlük ortalama brüt kazancın yüzde 60’ıdır. Aylık tutar, brüt asgari ücretin yüzde 150’sini geçemez.

2026 üst sınırı brüt asgari ücretin yüzde 150'sidir.
2026 yılında brüt asgari ücret aylık 33.030,00 TL’dir.[4] Buna göre 2026’da bir ay için ödenebilecek en yüksek kısa çalışma ödeneği 49.545,00 TL brüttür.
Aşağıdaki örnekte son 12 ayın aylık ortalama brüt kazancı 39.000 TL kabul edildi. Günlük ortalama 1.300 TL, günlük ödenek ise 780 TL olur.
| Durum | Hesap | Aylık brüt ödenek |
|---|---|---|
| Faaliyet bir ay tamamen durdu | 30 gün x 780 TL | 23.400 TL |
| 45 saatlik hafta 30 saate indi | Yaklaşık 10 günlük karşılık x 780 TL | 7.800 TL |
| Aylık ortalama kazanç 100.000 TL, faaliyet durdu | Hesaplanan 60.000 TL, üst sınır uygulanır | 49.545 TL |
Ödenekten yalnızca damga vergisi kesilir, gelir vergisi veya başka bir kesinti yapılmaz. Kısmi kısa çalışmada çalışılan saatlerin ücreti işverenden ayrıca alınır, ödenek bu ücrete eklenen bir tutardır.
Zorlayıcı sebeple yapılan kısa çalışmada İŞKUR ödemesi ilk haftadan sonra başlar. O bir haftalık bekleme süresinde işçiye her gün için yarım ücreti işveren öder (İş Kanunu m.40).
Ödeme Günü, Kesilme ve Durdurma Halleri
Kısa çalışma ödeneği her ayın beşinde aylık olarak işçinin kendisine ödenir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bu tarihi öne çekebilir.
Nafaka borcu dışında ödeneğin onda birinden fazlası haczedilemez. Ödenek başkasına devredilemez ve temlik edilemez.
İş sözleşmesi sona eren, aynı işverenin başka işyerine nakledilen, yaşlılık aylığı almaya başlayan, askere giden, tutuklanan ya da yurt dışına çıkan işçinin ödeneği o tarihte kesilir. Geçici iş göremezlik raporu alındığında ödenek raporun başladığı gün durdurulur.
Kısa Çalışma Süresince Sigorta Primi ve Hizmet Dökümü Kontrolü
Ödenek alınan süre boyunca Fon, yalnızca genel sağlık sigortası primini Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarır. İşçi bu sürede genel sağlık sigortalısı sayılır ve sağlık hizmetinden yararlanmaya devam eder.
Emeklilik için sayılan uzun vadeli sigorta primleri ödenmez. Ödenek alınan günler prim gününe eklenmez ve 5510 sayılı Kanunun 41. maddesindeki borçlanılabilir süreler arasında kısa çalışma bulunmaz.
İşveren çalışılmayan günleri Sosyal Güvenlik Kurumuna 18 numaralı “kısa çalışma ödeneği” eksik gün nedeniyle bildirir. İşçi e-Devlet’teki hizmet dökümünde ayın kaç gününün eksik gösterildiğine bakarak bildirimin gerçeğe uyup uymadığını görebilir.
Not: 45 saatten 30 saate indirilen işçinin hizmet dökümünde ayda yaklaşık 20 gün prim görünür, tam gün çalıştığınız halde bu sayı düşükse bildirim hatalı olabilir.
Yıllık izin hesabında durum farklıdır. İş Kanunu m.55/j, kısa çalışma sürelerini yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılan süreler arasında gösterir.
Kısa Çalışma Ödeneğinin İşsizlik Ödeneğinden Düşülmesi
Kısa çalışma başlangıcından itibaren 3 yıl içinde iş sözleşmesi sona ererse, kısa çalışma ödeneği olarak alınan süreler işsizlik ödeneği hak süresinden düşülür. Kural, hak sahipliğine esas kısa çalışması 1 Mart 2024 veya sonrasında başlayan işçilere uygulanır.
Örneğin Mart 2025’te iki ay tam kısa çalışma yapan ve Ocak 2027’de işten çıkarılan bir işçinin işsizlik ödeneği süresi iki ay kısalır. Fesih Mart 2028’den sonra gerçekleşirse mahsup yapılmaz.
Kısa Çalışmada Fiilen Çalıştırılan İşçinin Hakları
Kağıt üzerinde kısa çalışmada görünüp tam gün çalıştırılmak, bu alandaki uyuşmazlıkların en sık konusudur. İşçinin elinde üç ayrı yol bulunur ve her birinin süresi farklıdır.

Ücret farkı ve hizmet tespiti için süreler ayrı işler.
İlk yol, fiilen çalışılan saatlerin ücretini işverenden istemektir. Ücret alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır (İş Kanunu m.32). Bu alacak için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.[5]
İkinci yol, eksik bildirilen günler için hizmet tespiti davasıdır. 5510 sayılı Kanunun 86. maddesine göre dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde iş mahkemesinde açılır.[6]
Önemli: 2021 yılında kısa çalışmada görünüp fiilen çalıştırılanlar için hizmet tespiti davası açma süresi 31 Aralık 2026’da dolar, 2020 yılı hizmetlerinde bu süre geçmiştir.
Mart 2020 ile Haziran 2021 arasında kısa çalışma ödeneği alınırken tam ay çalıştırıldığını ileri süren bir öğretmen, eksik bildirilen günlerin tespitini istemiş ve ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu karara yönelik istinaf başvurularını reddeden bölge adliye kararını onamıştır (E.2025/10430, K.2025/17979, 24.12.2025).
Üçüncü yol, ücreti kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmeyen işçinin sözleşmeyi İş Kanunu m.24/II-e uyarınca haklı nedenle feshetmesidir. Bu durumda şartları varsa kıdem tazminatı da istenebilir. Hatalı bildirimle alınan ödenek ise işverenden yasal faiziyle geri alınır.
Kısa Çalışma Döneminde İşten Çıkarma
Bugün yürürlükte olan kurallarda kısa çalışma dönemine özgü bir işten çıkarma yasağı yoktur. İşçi çıkarmama şartı yalnızca Covid kaynaklı başvurulara uygulanmıştı ve o dönem 30 Haziran 2021‘de sona erdi.
Kısa çalışma sürerken yapılan fesihlere İş Kanununun genel hükümleri uygulanır. İş güvencesi kapsamındaki işçi geçerli sebep gösterilmeden çıkarılırsa işe iade davası yoluna gidebilir. Sözleşmenin sona erdiği gün kısa çalışma ödeneği de kesilir.
Kıdem hesabında hangi sürelerin sayılacağı ayrı bir tartışma konusudur. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan sürelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınıp alınmadığı ayrı yazıda incelendi.
Covid-19 Dönemi Kısa Çalışma Uygulaması ve 7226 Sayılı Kanun
Salgının ilk günlerinde, 26 Mart 2020’de Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Kanun 4447 sayılı Kanuna geçici 23. maddeyi ekledi. Covid kaynaklı zorlayıcı sebep başvurularında işçi için 60 gün hizmet akdi ve son üç yılda 450 gün prim yeterli sayıldı.
Bu kolaylıktan yararlanan işveren, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık dışında işçi çıkaramıyordu. Başvuruların, uygunluk tespiti hariç 60 gün içinde sonuçlandırılması öngörüldü. 7244 sayılı Kanunla eklenen geçici 25. madde ile ödemeler müfettiş incelemesi beklenmeden işveren beyanına göre yapıldı.
Süre Cumhurbaşkanı kararlarıyla birçok kez uzatıldı. Son uzatmayı yapan 3910 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Covid kaynaklı kısa çalışma ödeneği 30 Haziran 2021‘de sona erdi.
7226 sayılı Kanunla dava, başvuru ve zamanaşımı gibi süreler 13 Mart 2020’den, icra süreleri 22 Mart 2020’den itibaren durduruldu. 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı bu durmayı 15 Haziran 2020’ye kadar uzattı. 1 Mart ile 30 Haziran 2020 arasındaki işyeri kirasının ödenmemesi de fesih ve tahliye sebebi sayılmadı.
Telafi Çalışmasında Dört Aylık Süre
7226 sayılı Kanunun bugün de geçerli olan izi İş Kanununun 64. maddesindedir. Zorunlu nedenlerle işin durması, bayram öncesi veya sonrası işyerinin tatil edilmesi ya da işçiye talebiyle izin verilmesi hallerinde işveren çalışılmayan süreler için dört ay içinde telafi çalışması yaptırabilir.
Bu süre 2020’den önce iki aydı. Cumhurbaşkanı dört aylık süreyi iki katına kadar artırabilir.
Telafi çalışması fazla çalışma sayılmaz, bu yüzden zamlı ücret doğurmaz. Günlük en çok çalışma süresini aşmamak şartıyla günde üç saati geçemez ve tatil günlerinde yaptırılamaz.
Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kısa çalışma ödeneği ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Kısa çalışma ödeneği en fazla kaç ay alınabilir?
Kural olarak üç ay alınabilir. Cumhurbaşkanı bu süreyi altı aya kadar uzatabilir.
Kısa çalışma ödeneği nereye yatar?
Ödeme işverene değil, doğrudan işçinin kendisine yapılır. Tutar İŞKUR’a bildirilen IBAN’a ya da PTT aracılığıyla gönderilir.
Kısa çalışma ödeneği emekliliği etkiler mi?
Etkiler. Ödenek alınan günler emeklilik prim gününe eklenmediği için tam kısa çalışma yapılan her ay, gerekli gün sayısına ulaşmayı o kadar geciktirir. Kısmi kısa çalışmada yalnızca çalışılan günler prim gününe yazılır.
İşveren kısa çalışmayı erken bitirebilir mi?
Bitirebilir. Normal çalışmaya döneceği tarihi İŞKUR’a, varsa sendikaya ve işçilere altı iş günü önceden yazılı olarak bildirir.
Kısa çalışma sırasında rapor alan işçinin ödeneği ne olur?
Geçici iş göremezlik raporunun başladığı gün kısa çalışma ödeneği durur. Rapor süresi için Sosyal Güvenlik Kurumunun geçici iş göremezlik ödeneği gündeme gelir.
Kısa çalışma ödeneği alırken başka bir işte çalışılabilir mi?
Birden fazla işyerinde çalışan sigortalının işverenlerce bildirilen gün sayıları toplanır. Ödenek 30 günden eksik kalan gün kadar verilir, toplamı 30 gün veya üzerine çıkan ayda ödenmez.
Kaynaklar
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ek m.2 ↩
- Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.5 ↩
- İŞKUR, Kısa Çalışma Ödeneği Sıkça Sorulan Sorular ↩
- Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı, Resmi Gazete 26.12.2025, sayı 33119 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.86 ↩
Comments are closed